İstanbul trafiği, her geçen gün daha da zorlayıcı bir hale gelirken, yapılan araştırmalar kent sakinlerinin yılda ortalama 105 saati trafikte kaybettiğini ortaya koydu. 2024 yılında yaşanan 97 binin üzerindeki trafik kazası, zaten yoğun olan trafik yükünü daha da artırdı. Uzmanlara göre İstanbul’daki trafik artık sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir kent problemi.
İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Korkmaz’ın yapay zekâ destekli çalışmasına göre, İstanbul’da bir araç sahibi yılda 105 saatini yolda harcıyor. Bu süre, hem ekonomik hem de psikolojik anlamda ciddi bir yük oluşturuyor. Ortalama hızın bazı bölgelerde 10 km/saatin altına düştüğü şehirde, birkaç kilometrelik mesafeler bile uzun sürede kat ediliyor.
Akıllı Kavşak Sistemleri Trafiği Rahatlatıyor
Çözüm arayışları kapsamında uygulamaya alınan akıllı kavşak sistemleri, Üsküdar Acıbadem’de 16 noktada devreye alındı. ASELSAN tarafından geliştirilen teknolojiyle donatılan bu kavşaklarda, %50 ila %75 oranında kapasite artışı sağlandığı açıklandı. Trafik ışıkları artık sabit zamanlı değil, anlık yoğunluğa göre dinamik olarak çalışıyor.
Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, bu tür projelerin İstanbul geneline yayılması gerektiğini vurgulayarak, trafik akışının ancak böyle iyileştirilebileceğini belirtti. Kavşaklar arası koordinasyonun sağlanmasıyla trafik yönetiminde önemli bir adım atılmış olacak.
Eminönü ve Kadıköy’e Giriş Ücretli Olacak mı?
Geçtiğimiz yıl gündeme gelen “trafik sıkışıklığı fiyatlandırması” uygulaması henüz hayata geçirilmedi. Eminönü ve Kadıköy gibi merkezi bölgelere araçla girişin ücretli olması yönündeki planların rafa kaldırıldığı, ancak hâlâ değerlendirme aşamasında olduğu ifade edildi. Uzmanlar bu uygulamanın ancak etkin toplu ulaşım seçenekleriyle desteklenmesi halinde adil ve verimli olabileceğini savunuyor.
İstanbul’da deniz ulaşımının toplu taşımadaki payı sadece %2 civarında. Prof. Dr. Ilıcalı, bu oranın artırılmasının şart olduğunu belirterek, “Zirve saatlerde deniz ulaşımı ücretsiz ya da indirimli hale getirilirse trafikte ciddi rahatlama sağlanır,” dedi. Geçici olarak uygulanan fiyat indirimiyle deniz ulaşımının iki katına çıktığını hatırlatan Ilıcalı, bu yöntemin kalıcı hale getirilmesini önerdi.
Trafik yoğunluğunu azaltmak için çok şeritli yollarda bir şeridin toplu taşımaya ayrılması gerektiğini söyleyen Ilıcalı, bu şeridin sadece otobüslere değil, ticari taksilere ve üçten fazla yolcu taşıyan özel araçlara da açık olabileceğini ifade etti. Bu uygulama sayesinde toplu taşımanın verimliliği artacak, bireysel araçların yoğunluğu da azalacak.
İstanbul’un kalıcı trafik çözümü için raylı sistemin 1200 kilometreye çıkarılması gerektiğini belirten Ilıcalı, bu hedefin uzun vadede kara yoluna olan bağımlılığı azaltacağını vurguladı. Öte yandan, sadece şerit artırmak yerine, sürekliliği sağlanamayan genişletmelerin trafik açısından daha büyük sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti.
İstanbul trafiğinde kaybedilen zaman, artık bireysel değil toplumsal bir sorun haline gelirken, uzmanların sunduğu bu çözümler, şehir içi ulaşımın geleceği için umut vadediyor.
