Son yıllarda dünya genelinde kızamık vakalarında yeniden ciddi artışlar yaşanıyor. Özellikle çocukları tehdit eden bu bulaşıcı hastalık, bazı ülkelerde ölümlerle birlikte seyrederken, Türkiye de bu tablodan etkileniyor. Uzmanlara göre, COVID-19 pandemisi sonrası çocukluk çağı aşı oranlarında yaşanan düşüş, kızamık vakalarının yeniden yükselmesine neden oldu. Dünya genelinde kızamık nedeniyle yaşanan ölümler yeniden 130 binin üzerine çıkarken, Türkiye'de de vakalar yükselişte.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’a göre, COVID-19 sonrası dönemde çocukluk aşılarında genel bir düşüş gözlemlendi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2019 yılında %85 olan kızamık aşı kapsama oranı, 2021 yılında %80’e kadar geriledi. Bu düşüş, 2023 yılında kızamığa bağlı ölümlerin %95’inin aşısız bireylerde görülmesiyle doğrudan ilişkilendirildi.

Türkiye’de Aşı Oranı Yüksek Ama Yeterli Değil

Türkiye'de kızamık aşısı 1970'ten bu yana uygulanıyor. Pandemi öncesinde aşılama oranları %97’ye kadar çıkarken, son verilere göre bu oran %95 civarında seyrediyor. Ancak 2023 yılında bildirilen 5.088 kızamık vakası, oranların sahada yeterince koruyucu olmayabileceğini gösteriyor. Aşısız veya eksik aşılı çocuklarda yoğunlaşan bu vakalar, kontrolsüz göçlerin de etkisiyle artış eğilimine girmiş durumda.

Kızamık, iyileşme sonrası bile ciddi sağlık riskleri bırakabiliyor. Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) adı verilen ve kızamıktan yıllar sonra ortaya çıkan bu hastalık, yavaş ilerleyen ancak %100 ölümcül olan bir beyin enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. SSPE genellikle kızamığı küçük yaşta geçiren çocuklarda görülüyor ve tedavisi bulunmuyor. Türkiye'de her yıl ortalama 10-15 SSPE vakası bildiriliyor.

Kızamık aşısı, 12. ay ve ilkokul birinci sınıfta olmak üzere iki doz halinde uygulanıyor. İlk dozda %95’e yakın, ikinci dozdan sonra ise %99’a varan koruyuculuk sağlanıyor. Aşılı bireylerde kızamık görülse bile hastalık hafif seyrediyor, ciddi komplikasyonlar gelişme riski ise oldukça düşük oluyor. Buna karşılık, aşısız çocukların yaklaşık %5’i zatürre, %0.1’i ise ensefalit gibi hayati komplikasyonlarla karşı karşıya kalabiliyor.