Krediyle ev sahibi olmayı planlayanlar için önemli gelişmeler yaşanıyor. Bankalar, konut kredisi faiz oranlarını kısa sürede yukarı yönlü güncellemeye başladı. Geçtiğimiz hafta kamu bankalarında yüzde 2,59’a kadar gerileyen faiz oranları, bu hafta itibarıyla yüzde 3,09 seviyesine yükseldi. Aynı şekilde özel bankalarda da faizler ortalama yüzde 2,85’e ulaştı.
Bankalarda Konut Kredisi Faizleri Neden Yükseliyor?
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan uzmanlar, hem özel hem de kamu bankalarında son günlerde faiz oranlarında gözle görülür bir artış yaşandığını ifade ediyor. Özellikle Merkez Bankası’nın son para politikası kararlarının, bu artışta doğrudan etkili olduğu belirtiliyor. Borç verme faiz oranlarının yükseltilmesi, konut kredisi maliyetlerini artıran başlıca unsur olarak öne çıkıyor.
Faiz Artışıyla Taksitler de Yükseldi
Faiz oranlarındaki artış, doğal olarak kredi taksitlerine de yansıdı.
-
Örneğin 1 milyon TL’lik bir konut kredisi 120 ay vade ve %2,60 faiz oranıyla kullanıldığında, aylık ödeme 27.252 TL civarındayken;
-
Faizin %3’e çıkmasıyla bu rakam 30.889 TL’ye yükseliyor.
Bu da aylık 3.647 TL, yıllık bazda ise 43.771 TL’lik ek ödeme anlamına geliyor.
Katılım Bankalarında da Benzer Tablo
Artış yalnızca geleneksel bankalarla sınırlı değil. Katılım bankalarında da geçen hafta 2,60 seviyelerinde olan oranlar bu hafta itibarıyla yüzde 2,85’e çıktı. Uzmanlar, tüm finans kuruluşlarının faiz politikalarında benzer güncellemeleri hayata geçirdiğini belirtiyor.
Faiz Artışı Geçici Mi?
Uzmanlara göre faiz artışları şu an için geçici olabilir. Ancak piyasalardaki istikrar ve Merkez Bankası’nın alacağı yeni kararlar bu sürecin yönünü belirleyecek. 17 Nisan'daki PPK toplantısı sonrası faizlerde yeni adımlar atılması bekleniyor. Şu aşamada faiz indirimlerinin kısa vadede gündeme alınması zor görünüyor.
Konut Fiyatlarında Düşüş Bekleniyor Mu?
Konut fiyatlarıyla ilgili olarak ise uzmanlar, faiz artışlarına rağmen fiyatlarda ciddi bir geri çekilme beklemediklerini ifade ediyor. Ancak bayram sonrası piyasalarda kısa vadeli bir dengelenme süreci yaşanabileceği, bunun için de birkaç haftalık gözlem sürecinin gerekli olduğu belirtiliyor.
