1996’dan bu yana arkeologlar bu toprakları sabırla kazıyor geçmişin sessiz tanıklarını gün yüzüne çıkarıyorlar. Ve bir gün o kazılardan birinde sıradan gibi görünen ama bilim dünyasını heyecanlandıran bir keşif yapılıyor 5 bin yıl öncesine ait formunu korumuş bir ekmek oldu. Üstelik bu yalnızca bir kalıntı değil pişirilmiş mayalanmış hatta bilinçli bir şekilde bir evin eşik kısmına bırakılmış. Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki'nin ifadesiyle bu bilinen ilk fırınlanmış işlenmiş ve formunu koruyan ekmek örneği. Arkeologların karşılaştığı 2,5 santimetre kalınlığındaki 12,5 santimetrelik bu tüp formundaki ekmek aslında geçmişin yemek kültürü hakkında çok şey söylüyor. Peki Küllüoba ekmeği tarifi nedir? Nasıl yapılır? Detaylar yazımızda.
Küllüoba Ekmeği Tarifi Nedir? Nasıl Yapılır
Küllüoba ekmeği nasıl yapılır? Tarifi nedir? Ekmekte bulunan iri taneli buğday kalıntıları mikroskobik incelemelerde çıkan mayalanma izleri ve yapraklara ait ‘fitolit’ kalıntıları sadece bir tarif değil binlerce yıl öncesinin mutfak pratiğine açılıyor. Bugün hâlâ varlığını sürdüren ama üretimi yok denecek kadar az olan bu buğday ekmeğin karakterini belirlemiş.
Bu kadim ekmeğin nasıl yapıldığı da en az bulunması kadar ilgi çekici. Küllüoba ekmeği nasıl yapılır? Öğütme işlemi o dönemde bazalt taşlarla yapılıyor. Ekmek dişe gelen hatta zaman zaman yanan parçalarıyla doğrudan ateşe yakın pişmiş görüntüsüyle bugünün rustik ekmeklerinden çok daha gerçek çok daha otantik oluyor.
Küllüoba ekmeği tarifi nedir? Mayalanma işlemi için kullanılan yöntem oldukça ilkel ama etkili yaprakların üzerine bırakılan hamur doğanın sunduğu mikroorganizmalarla mayalanıyor. ETİ Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen bu 5 bin yıllık ekmeği günümüze taşıdı. Bu sadece bir sergi parçası olarak kalmadı.
Büyükşehir Belediyesi ve kazı ekibi analizlerde belirlenen tahıl ve yöntemlere sadık kalarak bu tarihi ekmeği yeniden üretti. Modern tekniklerle ama eski formuna sadık kalınarak üretilen bu ekmek artık Eskişehir’deki üretici marketlerde satılacak. Yani merak edenler tarih öncesi bir sofranın parçası olma şansını elde edebilecek.
Küllüoba ekmeği bir gastronomi merakının ötesinde geçmişle bugün arasında kurulmuş bir köprü gibi. Sadece ne yediğimiz değil nasıl yediğimizin de izini süren bu ekmek belki de zamanla unuttuğumuz bir sadeliği doğallığı ve emeği hatırlatıyor.
