Kurban Bayramı yaklaşırken sosyal medya ve telefon mesajları üzerinden yayılan sahte ilanlar yeniden gündeme geldi. Dini hassasiyetleri kullanarak vatandaşlara ulaşan dolandırıcılar, piyasa değerinin oldukça altında sunulan kurban hissesi, erken ödeme indirimi ya da kapıya teslim et vaadiyle para toplamaya çalışıyor. İlk temas çoğu zaman cazip fiyatla kuruluyor, ardından hızlı karar verilmesi isteniyor ve ödeme için IBAN gönderiliyor. Ön ödeme alındıktan sonra hesapların kapanması, telefonların susması ya da sahte hesapların ortadan kaybolması mağduriyetleri artırıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, dolandırıcılıkta telefon, e-posta ve benzeri dijital kanallar üzerinden ön ödeme talep edilmesinin sık kullanılan yöntemler arasında yer aldığını hatırlatıyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu da vekâletle kurban kesiminin mümkün olduğunu, ancak vekâletin açık şekilde verilmesi ve işlemin kişi adına, usulüne uygun yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Bu tablo, bayram öncesi kurban organizasyonu seçerken kimlik, kurumsal yapı ve kayıtlı süreç kontrolünü daha da önemli hale getiriyor.

Ön Ödeme Ve Sahte İlan Yöntemi Nasıl İşliyor

Dolandırıcıların kurduğu düzende ilk adım güven duygusu oluşturmak oluyor. Sosyal medya hesabı, mesaj zinciri ya da ilan görseli üzerinden düşük fiyatlı hisse duyuruları paylaşılıyor. Ardından sınırlı kontenjan söylemiyle ödeme baskısı kuruluyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bilgilendirmesinde de dolandırıcıların kampanya, ödül ya da benzeri gerekçelerle para istemesinin yaygın yöntemlerden sayıldığı aktarılıyor. Siber suç mağdurlarına yönelik resmi yönlendirmede ise banka ile hızla iletişime geçilmesi, delillerin korunması ve polis merkezi, savcılık ya da siber suç birimlerine başvurulması isteniyor.

Vekâlet Sürecinde Yazılı Kayıt Ve Kurum Doğrulaması Öne Çıkıyor

Kurban organizasyonlarında dikkat edilmesi gereken ana başlık, vekâletin kime ve hangi kapsamda verildiğinin net olması. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu’na göre kişi kurbanını vekâlet yoluyla kestirebiliyor; ancak bu durumda kesim, satın alma ve dağıtım süreçlerinde verilen yetkinin açık olması gerekiyor. Hayvanın kurban niyetiyle ve vekâlet veren kişi adına kesilmesi de temel şartlar arasında yer alıyor. Hukuki tarafta ise Anayasa Mahkemesi karar metninde yer verilen Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık için üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörüyor. Bu yüzden yüz yüze görüşme yapılması, kurum bilgisinin kontrol edilmesi ve sürecin yazılı kayıt altına alınması, mağduriyet riskini azaltan ana adımlar arasında bulunuyor.