Son yıllarda artan bölgesel çatışmalar ve uluslararası gerilimler, dünyayı yeniden bir nükleer silahlanma yarışının eşiğine getirdi. Atom Bilimcileri Federasyonu’nun yayımladığı 2025 raporuna göre, dünyada nükleer başlık sayısı azalsa da silahların teknolojik gücü her zamankinden daha yüksek. Uzmanlar, özellikle Ukrayna savaşı ve İran-İsrail hattındaki kriz nedeniyle nükleer tehditlerin yeniden gündeme geldiğini vurguluyor.

İran’ın nükleer faaliyetleri nedeniyle İsrail ile yaşadığı gerilim, nükleer cephaneliklerin yeniden değerlendirilmesine neden oldu. İsrail’in saldırıları sonrası G7 ülkeleri, İran’ın nükleer silah geliştirmemesi gerektiğini vurgularken, ABD ise İran’daki nükleer tesislere askeri müdahale olasılığını gündeme taşıdı. Aynı şekilde, Rusya tehdidine karşı İngiltere ve Almanya da geniş kapsamlı silahlanma programları başlattı.

Atom Bilimcileri Federasyonu’nun 2025 raporuna göre dünyada toplamda 9 ülke nükleer silah bulunduruyor. Bu ülkelerin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 12.331 olarak açıklanırken, aktif olarak kullanıma hazır durumda olan başlık sayısı 9.600’ü aşıyor.

  • Rusya: 5.500+

  • ABD: 5.044
    (Bu iki ülke, toplam stokun yaklaşık %90’ına sahip)

  • Çin, Fransa, İngiltere: Modernizasyon çalışmalarına hız verdi

  • Hindistan & Pakistan: Bölgesel rekabetin etkisiyle silah sayısını artırıyor

  • İsrail & Kuzey Kore: Net sayılar bilinmemekle birlikte, İsrail’in yaklaşık 90, Kuzey Kore’nin 40-50 nükleer silah üretme kapasitesine sahip olduğu tahmin ediliyor.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu, Rusya’nın 1.912, ABD’nin ise 200 civarında taktik nükleer silah bulundurduğunu aktarıyor. Bu silahlar cepheye yakın bölgelerde kullanılabilecek şekilde tasarlanmış olsa da, Hiroşima’ya atılan bombanın 20 katı büyüklüğe ulaşabilen modelleri bulunuyor. Uzmanlara göre bu tür silahlar bile büyük çaplı yıkıma neden olabilir.

ICAN (Uluslararası Nükleer Silahların Yasaklanması Kampanyası), tek bir nükleer başlığın dahi yüz binlerce can kaybına ve geri dönülemez çevresel yıkıma neden olabileceğini belirtiyor. Örneğin, New York üzerine atılacak modern bir nükleer bombanın 583 bin kişinin ölümüne yol açabileceği öngörülüyor.

SIPRI uzmanları, silah sayılarındaki artışın sınırlı kaldığını ancak ülkelerin nükleer başlıklarını modernize etme sürecini hızlandırdığını bildiriyor. 2024’te Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın nükleer sistemlerine yeni nesil savaş başlıkları entegre ettiği belirtiliyor. Bu durum, küresel güvenlik açısından yeni bir nükleer risk ortamının oluştuğuna işaret ediyor.