Son dönemde cep telefonlarına gelen icra takibi içerikli mesajlar neden arttı, sahte hukuk bürosu adı kullanılarak gönderilen SMS’lerde hangi ifadeler yer alıyor, internet alışverişi yapan kişiler neden hedef seçiliyor, bu mesajlarda hangi korkutma ve yönlendirme yöntemleri uygulanıyor, gönderilen talepler hukuken geçerli mi, gerçek icra takibi ile sahte mesajlar arasındaki farklar neler, uzmanlar bu tür mesajlara karşı hangi uyarılarda bulunuyor, vatandaşlar böyle bir durumla karşılaştığında nasıl hareket etmeli?
Lavin Hukuk Bürosu Dolandırıcılığı Nedir?
Dolandırıcılık şebekelerinin son dönemde sıkça başvurduğu yöntemler arasında, sahte hukuk bürosu adı kullanılarak gönderilen icra takibi SMS’leri öne çıkıyor. Bu mesajlarda, genellikle internet üzerinden yapılan alışverişlere atıf yapılarak “borcun zamanında ödenmemesi halinde icra takibi başlatılacağı” yönünde ifadeler yer alıyor. Mesajların ardından telefonla arama yapılması, belirli bir tutarın kısa süre içinde ödenmesi halinde dosyanın kapatılacağı iddiasının öne sürülmesi ve ödeme için farklı hesaplara yönlendirme yapılması dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Bitlis Barosu avukatlarından Kadir Köstekçi, bu yöntemle birçok kişinin mağdur edildiğini belirtti. Köstekçi, internet alışverişlerinde Tüketici Hakları Kanunu kapsamında cayma hakkı bulunduğunu, teslim alınmayan ürünler nedeniyle doğrudan icra takibi başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını vurguladı. Buna rağmen dolandırıcıların, avukat isimlerini kullanarak ve usule uygun olmayan dilekçe görselleri göndererek vatandaşları ikna etmeye çalıştığını aktardı.
Avukat Köstekçi’nin paylaştığı bilgilere göre, dolandırıcılar ilk aşamada SMS gönderiyor, ardından telefonla arayarak belirli bir meblağ üzerinden pazarlık yapıyor. “18 bin TL alacağımız bulunuyor, 4 bin 900 TL ödeme yapılırsa dosya kapanır” gibi ifadelerle vatandaşlar yönlendiriliyor. Bu tür taleplerin hiçbirinin resmi icra süreciyle ilgisi bulunmadığı, gerçek icra işlemlerinin yalnızca resmi tebligat yoluyla yürütüldüğü ifade ediliyor.
Dolandırıcılık yönteminin bir diğer boyutunu ise kişisel verilerin ele geçirilmesi oluşturuyor. Köstekçi, telefon numaralarına nasıl ulaşıldığının ayrı bir sorun olduğuna dikkat çekerek, kargo firmaları veya alışveriş yapılan platformlar üzerinden veri sızıntısı ihtimalinin ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında bu bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılmasının mümkün olmadığı hatırlatıldı.
Sahte icra SMS’i alan vatandaşlardan Elmas İçyer Çiriş de yaşadıklarını aktararak, kendisinden belge talep ettiğinde oyalandığını, ödeme yapmasının istendiğini ve sonrasında dava açabileceği yönünde telkinde bulunulduğunu ifade etti. Çiriş, durumu fark ettikten sonra emniyet birimlerine bildirimde bulunduğunu ve suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
Uzmanlar, bu tür mesajlarla karşılaşıldığında kesinlikle ödeme yapılmaması, UYAP üzerinden dosya sorgulaması yapılması, avukat sicil bilgilerinin Türkiye Barolar Birliği kayıtlarından kontrol edilmesi ve durumun savcılıklara bildirilmesi gerektiğini vurguluyor. Avukat isimlerinin kullanılması yoluyla yapılan bu girişimlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ifade ediliyor.
