Konya’da masaj salonu açmak için kredi çektiğini söyleyen ve parasının bir kısmını ortaklarıyla paylaştığını iddia eden Mevlüt Tosun, ortak olduğu öne sürülen Hasan Aktepe’yi bacağından vurup bıçakladı; aynı gün birkaç saat sonra salonun tasarımını yapan mimar Necati Şadi Kılıç’ı silahla vurarak yaşamını yitirmesine yol açtı. Olayın ardından yakalanan Tosun hakkında yürütülen dava sonuçlandı. Mahkeme, maktulü öldürme ve diğer saldırı eylemleri nedeniyle sanığı müebbet ve 16 yıl hapis cezasına çarptırdı; gerekçede dolandırıcılık iddialarının hukuki yollarla çözülebileceği, bu nedenle haksız tahrik indirimi uygulanamayacağı vurgulandı. Olayın ayrıntıları, sanığın savunmaları ve mahkemenin değerlendirmeleri dosyada yer aldı.

Olayın gelişimi

İddialara göre Tosun, masaj salonu açmak amacıyla bankalardan kredi çekti ve projeye ortak olmak isteyenlerle tanıştı. Belediyeden ruhsat çıkmayınca süreç ilerlemedi. Ortak olduğu söylenen kişilerden birinin tatile gitmesiyle Tosun, dönüşünü bekleyip 14 Mayıs 2024’te eve dönen Hasan Aktepe’yi ruhsatsız av tüfeğiyle önce bacağından vurdu; tüfeğin ikinci atışı çalışmayınca yanında taşıdığı bıçakla Aktepe’yi boynundan yaraladı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Aktepe’yi hastaneye kaldırdı.

Mimarın öldürülmesi ve yakalanma

Yakalanmamak için kaçan Tosun, yaklaşık 2,5 saat sonra mimar Necati Şadi Kılıç’ın ofisine giderek aynı tüfekle Kılıç’a üç el ateş etti. Ağır yaralanan Kılıç, sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Tosun, otomobille kaçtı; kısa süre sonra polisin çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi.

Duruşma ve mahkeme gerekçesi

Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık, dolandırıldığını ve boğuşma sırasında silahın ateş aldığını ileri sürdü. Mahkeme heyeti, mimar Kılıç’ı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası; Hasan Aktepe’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ise 16 yıl hapis cezası verdi. Gerekçeli kararda, iddia edilen dolandırıcılık meselesinin hukuki yollarla çözülebileceği, mağdurların ruhsat sürecindeki eksikliklerden sorumlu olmadığı ve suçun haksız tahrik kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.