Tarım ve Orman Bakanlığı, milli tohum geliştirme alanındaki çalışmalarını 2025 yılı itibarıyla hızlandırdı. İklim değişikliğinin etkileri ve tarımsal üretimdeki azalma riski, yerli ve dayanıklı tohum çeşitlerinin önemini artırırken, Bakan İbrahim Yumaklı bu kapsamda yürütülen çalışmalara dair güncel verileri kamuoyuyla paylaştı.
Bakan Yumaklı’nın açıklamasına göre, TAGEM (Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü) bünyesindeki enstitülerde bu yıl 180’in üzerinde türde Ar-Ge, yaklaşık 100 türde ıslah çalışması yürütüldü. Tarla bitkileri ve bahçe bitkilerinde geliştirilen çeşitler, hem verimlilik hem de olumsuz çevresel koşullara dayanıklılık açısından çiftçilerin üretim gücünü artırmayı hedefliyor.
Yeni Tescil Edilen Türler ve Özellikleri
2025 yılında tarla bitkileri kapsamında 21 türde 35 çeşit ve 9 hat, bahçe bitkilerinde ise 8 türde 25 çeşit tescil edildi. Arpa, buğday, nohut, patates, yer fıstığı, tütün gibi ürünlerde geliştirilen yeni çeşitlerin; yüksek verim, kuraklık ve tuzluluğa dayanıklılık gibi özellikler taşıdığı vurgulandı. Milli tohum geliştirme faaliyetleriyle 1.048 farklı ürün milli çeşit listesinde yerini aldı.
Meyve Türlerinde de Ar-Ge Sürüyor
Bahçe bitkileri alanında da önemli adımlar atıldı. Fındık, üzüm, incir, zeytin, muz, gül, kasımpatı ve karanfil gibi türlerde geliştirilen yerli çeşitlerle birlikte tescil edilen ürün sayısı 1.068’e ulaştı. Modern yetiştiricilik teknikleri ve hasat sonrası koruma yöntemleriyle tarımsal verimlilik artırılmaya çalışılıyor.
Sertifikalı Tohumda Artış
2025 itibarıyla 1,3 milyon ton sertifikalı tohumluk üretiminin yaklaşık 350 bin tonu TAGEM tarafından geliştirilen çeşitlerden oluşuyor. Ana ürün gruplarında TAGEM’in payı dikkat çekici seviyede. Sertifikalı tohumluk oranları; buğdayda %40, arpada %48, yulafta %94, mercimekte %54, nohutta ise %70 olarak açıklandı.
İklim Koşullarına Uyumlu Gelişim
İklim değişikliği kaynaklı kuraklık, aşırı yağış ve hastalık risklerine karşı sürdürülen bu çalışmalarla, hem tarımsal kayıpların azaltılması hem de milli tohum üretiminde dışa bağımlılığın önüne geçilmesi hedefleniyor.
