Musa Kulaklıkaya kimdir ve hangi görevlerde bulundu? Kaç yılında doğdu ve eğitim hayatı nasıl şekillendi? Kamu yönetimi alanındaki akademik çalışmaları hangi aşamada? Diplomasi ve mülki idare kariyeri hangi görevlerle ilerledi? Son dönemde Al Jazeera canlı yayınındaki açıklamaları neden gündem oldu? Aile hayatına dair hangi bilgiler paylaşılıyor?

Musa Kulaklıkaya Kimdir?

Musa Kulaklıkaya, 1965 yılında Konya’da doğdu. 2026 yılı itibarıyla 61 yaşında olan Kulaklıkaya, lisans eğitimini 1984–1988 yılları arasında Ankara Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. 1996–1998 döneminde Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Akademik çalışmalarını sürdürmeye devam eden Kulaklıkaya, 2024 yılından bu yana Selçuk Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında doktora çalışmalarını yürütüyor.

Meslek hayatına 1989 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda uzman olarak başladı. Ardından kaymakam adaylığı süreciyle mülki idare amirliği kariyerine geçti. Denizli Kale Kaymakam Vekilliği, Afyon Kızılören Kaymakamlığı, Trabzon Hayrat Kaymakamlığı, Artvin Murgul Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. Daha sonra Batman ve Çankırı’da vali yardımcılığı yaptı. 1992–1993 yıllarında İçişleri Bakanlığı tarafından dil eğitimi kapsamında Birleşik Krallık’ın Oxford kentine gönderildi.

2004–2007 yılları arasında TİKA Başkan Yardımcılığı, 2007–2011 döneminde ise TİKA Başkanlığı görevlerini üstlendi. Bu süreçte Türkiye’nin kalkınma iş birliği projelerinde görev aldı. 2011–2014 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Nuakşot Büyükelçisi olarak görev yaptı. 2015–2019 döneminde İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı SESRIC’te Genel Direktörlük, 2019–2025 yılları arasında ise Genel Sekreter Yardımcılığı görevlerini yürüttü.

2 Ekim 2025 tarihinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak atandı ve görevini sürdürüyor. Evli olan Musa Kulaklıkaya’nın üç çocuğu bulunuyor. İngilizce, Arapça ve Fransızca biliyor. 2010 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ödülü ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Dünya Gıda Günü Ödülü’ne layık görüldü. Son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Al Jazeera canlı yayınında yaptığı değerlendirmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.