DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erzincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yüksel ve Enes Güran’ı ziyaret ederek, “Vicdanım bu iki kişinin suçsuz olduğunu söylüyor” açıklaması yaptı.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran’ın masumiyetine dair tartışmalar sürüyor.

Son olarak DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erzincan Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan aile bireylerini ziyaret etti. Gergerlioğlu, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Vicdanım, Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bu cinayetle ilgisi olmadığını açıkça söylüyor” ifadelerini kullandı.

“Olay Yeri ve Dosya İncelemeleri Sonucunda Masumiyetleri Ortada”

Gergerlioğlu, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Köyde yerinde yaptığım gözlemler, dosyada yer alan deliller ve bugün cezaevinde dinlediklerim sonucunda bu iki kişinin cinayetle ilgisi olmadığı yönünde kanaat oluştu. Anne Yüksel Güran, gözyaşları içinde masumiyetini anlatırken, son derece çöküntü içerisindeydi. Cezaevine girdiğinden beri 30 kilo kaybetmiş durumda.”

Gergerlioğlu açıklamasının devamında, yargı sürecinin devam ettiğini vurgularken, “Ben bir hâkim değilim ama vicdanım bu kararı kabul etmiyor. Toplumun da kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Eksik ve tartışmalı delillerle böylesine ağır bir cezanın verilmesi kabul edilemez” dedi.

Narin Güran’ın kaybolması sonrası başlatılan soruşturmada, 12 kişi gözaltına alınmış, bunlardan annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran, amcası Salim Güran ve komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında dava açılmıştı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, üç aile bireyine ağırlaştırılmış müebbet, komşu Nevzat Bahtiyar’a ise delilleri gizleme suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Mahkeme kararının ardından kamuoyunda oluşan tartışmalar, Güran ailesinin masumiyet iddialarıyla yeniden alevlendi. Gergerlioğlu'nun açıklamaları, sürecin toplumsal vicdan açısından da değerlendirilmesi gerektiği görüşünü güçlendirdi.