Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yaşlı nüfusun oranı son 5 yılda hızla arttı. 2025’in Aile Yılı ilan edilmesine rağmen doğurganlık oranındaki düşüş ve yaşlı nüfus artışı, gelecekte Türkiye’nin demografik yapısının nasıl şekilleneceği konusunda endişe yaratıyor. İşte, rakamlarla Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısı…
Yaşlı Nüfus Yüzde 20,7 Arttı
Türkiye'de yaşlı nüfus oranı 2019 yılında yüzde 9,1 iken, 2024 yılında yüzde 10,6'ya yükseldi. Bu artış, nüfusun hızla yaşlandığını gözler önüne seriyor. 2024 yılı itibarıyla yaşlı nüfusun yüzde 44,6'sını erkekler, yüzde 55,4'ünü ise kadınlar oluşturuyor.
Uzmanlar, yaşlı nüfusun 2030’da yüzde 13,5'e, 2040’ta yüzde 17,9'a, 2060’ta yüzde 27,0’ye ve 2100’de yüzde 33,6’ya ulaşacağını öngörüyor. Eğer doğurganlık oranındaki düşüş devam ederse, 2100 yılında yaşlı nüfusun yüzde 42,8’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Yaşlanma Hızında Çarpıcı Artış
Türkiye’de nüfusun yaşlanma süreci, doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzamasıyla hızlanıyor. 2019 yılında yaşlı nüfusun yüzde 62,8’i 65-74 yaş grubundayken, 2024’te bu oran yüzde 63,4'e çıktı. 85 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise yüzde 9,1’den yüzde 7,8’e geriledi. 2024 yılı itibarıyla 100 yaşını aşan kişilerin sayısı 7 bin 632’ye ulaştı.
Türkiye Genç Nüfus Avantajını Kaybediyor mu?
Türkiye, demografik yapısı itibarıyla hâlâ genç nüfusa sahip ülkeler arasında gösterilse de, yaşlı nüfusun giderek artması uzun vadede ekonomik ve sosyal politikaları doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun sağlık, emeklilik sistemi ve iş gücü piyasasına olan etkilerini göz önünde bulundurarak, doğurganlığı teşvik eden önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Gelecekte Türkiye’yi Neler Bekliyor?
Küresel yaşlanma sürecinin bir parçası olarak, Türkiye’nin demografik yapısındaki bu değişim, sağlık sisteminden sosyal güvenlik politikalarına kadar pek çok alanda köklü dönüşümler gerektirecek. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte, sosyal yardımların ve bakım hizmetlerinin daha da önem kazanacağı öngörülüyor.
