Kalp ve damar hastalıkları, özellikle 50 yaş sonrası en sık karşılaşılan sağlık problemleri arasında yer alıyor. Bu tür rahatsızlıklar, dünya genelinde 50 yaş üzeri ölümlerin %60’ına yakınının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre önlem alınmadığında kalp krizi, ritim bozuklukları, kalp yetmezliği, felç gibi sorunlar çok daha erken yaşlarda ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, kalp damar sağlığı konusunda önemli bir biyobelirteç olan trigliserid-HDL oranı hakkında kritik bir uyarıda bulundu. Müftüoğlu, trigliserid değerinin HDL kolesterole bölünmesiyle elde edilen bu oranın sadece kalp hastalıkları için değil, insülin direnci, karaciğer yağlanması, hipertansiyon ve obezite gibi günümüzün yaygın sağlık problemlerinin erken teşhisinde de yol gösterici olduğunu vurguladı.

Müftüoğlu’na göre bu oran “3’ün üzerine çıktığında” durum ciddileşiyor. Araştırmalar, trigliserid-HDL oranı 3’ün üzerinde olan bireylerde kalp krizi riskinin yaklaşık 10 kat arttığını gösteriyor. Bu oran aynı zamanda gizli insülin direncinin de en güçlü göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Uzmanlar ideal trigliserid-HDL oranının 2’nin altında olması gerektiğini, ancak sağlıklı bir yaşam hedefleyen bireylerin bu oranı 1’in altına çekmesi gerektiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ise bu konuda daha da ileri giderek, trigliserid değerinin 100 mg/dL’nin altında, HDL değerinin ise 50 mg/dL’nin üzerinde tutulmasını öneriyor.

Bu ölçütlerin takibi sayesinde yalnızca kalp hastalıklarının değil, şeker hastalığı, gut, metabolik sendrom gibi birçok kronik hastalığın gelişiminin de erken evrede fark edilmesi mümkün olabiliyor. Müftüoğlu, sağlıklı bir damar yapısının uzun ömür ve yaşam kalitesi açısından kilit rol oynadığını belirtiyor.

Trigliserid-HDL oranı, artık sadece laboratuvar kağıtlarında yer alan basit bir sayıdan ibaret değil. Kalp sağlığı, insülin direnci ve metabolik denge açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Bu nedenle düzenli takip edilmesi ve gerektiğinde yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınması büyük önem taşıyor.