Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda oluşturulan komisyonun hazırladığı taslak rapor tamamlandı. Raporda, hukukun üstünlüğü ve kamu vicdanının esas alınması gerektiği vurgulanırken, çeşitli başlıklarda dikkat çeken önerilere yer verildi. Numan Kurtulmuş, hazırlanan metni af niteliği taşımayan, hukuki zemini önceleyen bir çalışma olarak değerlendirdi. Raporun ortaya koyduğu çerçevenin yeni anayasa ihtiyacını da gündeme getirdiği ifade edildi. Metinde özellikle infaz düzenlemeleri, kayyum uygulaması, temel hak ve özgürlükler ile yüksek yargı kararlarına uyum konularında somut öneriler yer aldı.
AİHM Ve AYM Kararlarına Uyum Vurgusu
Raporda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına eksiksiz uyum sağlanmasını gösterecek mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. İnfaz mevzuatının gözden geçirilmesi ve infaz adaletinin esas alınması gerektiği ifade edildi. Kamuoyunda “umut hakkı” olarak tartışılan konuya doğrudan isim verilmeden, infaz adaletinin sağlanmasına yönelik düzenlemelere işaret edildi.
Ayrıca tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmesi, temel hak ve özgürlüklerin kullanımının önündeki engellerin kaldırılması ve ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerin terör suçu olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde öneriler sıralandı. Basın özgürlüğünü sınırlayıcı düzenlemelerin yeniden ele alınması gerektiği de metinde yer aldı.
Kayyum Ve Yasal Düzenleme Önerileri
Raporda, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması durumunda yerine kayyum atanması yerine belediye meclisi içinde seçim yapılmasının sağlanması önerildi. Sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için geçici ve amaca yönelik bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Silahı ve şiddeti reddeden kişilerin topluma kazandırılmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması gerektiği belirtildi.
Ayrıca yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu hazırlanması ve Siyasi Etik Kanunu çıkarılması önerileri de raporda yer aldı. Süreçte görev alan kişilerin faaliyetlerinin yasal güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
