Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda yaşanan okul saldırıları, Türkiye’nin gündeminde geniş yer tuttu. İki ilde meydana gelen olaylarda 1 öğretmen ve 8 öğrenci yaşamını yitirirken, 33 kişi de yaralandı. İlk saldırı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana gelirken, kısa süre sonra benzer bir haber de Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinden geldi. Güvenlik birimlerinin saldırganların geçmişine yönelik yürüttüğü incelemelerde iki olay arasında dikkat çeken bir ayrıntı ortaya çıktı. İddialara göre her iki saldırganın da uzun süre aynı bilgisayar oyununu oynadığı tespit edildi. Yaşanan gelişmelerin ardından çocukların dijital içeriklere erişimi, şiddet içerikli oyunların denetimi ve aile gözetiminin önemi yeniden tartışılmaya başlandı. Olaylarla ilgili soruşturma sürerken, saldırganların sosyal yaşamı, dijital alışkanlıkları ve çevresiyle ilgili çok yönlü inceleme yapıldığı bildirildi.
İlk Saldırı Şanlıurfa’da, İkinci Olay Kahramanmaraş’ta Yaşandı
14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen silahlı saldırıda aralarında 4 öğretmen ve 10 öğrencinin bulunduğu 16 kişi yaralandı. Olayın ardından ülke genelinde okul güvenliği yeniden gündeme gelirken, yaklaşık 24 saat sonra bu kez Kahramanmaraş’tan benzer bir saldırı haberi geldi. Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin, emekli emniyet müdürü olan babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle okuluna gelerek saldırı gerçekleştirdiği öne sürüldü. İki sınıfın hedef alındığı olayda matematik öğretmeni Ayla Kara ile 8 öğrenci hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.
İncelemelerde Aynı Oyun Detayı Öne Çıktı
Art arda yaşanan iki saldırının ardından emniyet birimleri saldırganların geçmişine ilişkin inceleme başlattı. Sabah gazetesinde yer alan habere göre, yapılan değerlendirmelerde iki saldırganın da uzun saatler boyunca “PUBG” adlı bilgisayar ve mobil oyunu oynadığı belirlendi. Çatışma ve mücadele temasıyla bilinen oyunun, küçük yaş gruplarında kontrolsüz şekilde oynanmasının olumsuz sonuçlar doğurabileceğine yönelik değerlendirmeler de yeniden gündeme geldi. Yaşanan olayların ardından aile denetimi, çocukların dijital alışkanlıklarının takibi ve okul çağındaki bireylerin davranış değişimlerinin erken fark edilmesi başlıkları yeniden öne çıktı.
