Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları, yalnızca günlük yaşamı değil damar sağlığını da doğrudan etkileyebiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Uğursay Kızıltepe, sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybı ve uzun süre hareketsiz kalmanın damar içi pıhtı oluşumu riskini artırabileceğine dikkat çekti. Terlemeyle birlikte vücuttan önemli miktarda sıvı kaybedildiğini belirten uzmanlar, yeterince su tüketilmediğinde kanın daha yoğun hale gelebildiğini ve dolaşımın yavaşlayabildiğini ifade ediyor. Bu durumun özellikle toplardamar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtilirken, yaz döneminde alınacak basit önlemlerin damar sağlığını korumada önemli rol oynadığı vurgulanıyor.
Uzun Yolculuklar Pıhtı Riskini Artırabiliyor
Uzmanlara göre sıcak hava, susuzluk ve hareketsizliğin aynı anda görülmesi damar içi pıhtı oluşumu açısından risk oluşturuyor. Özellikle yaz tatili döneminde artan uzun kara ve hava yolu yolculuklarında saatlerce aynı pozisyonda oturmak, bacak toplardamarlarında kan akışının yavaşlamasına neden olabiliyor.
Bu durum, derin ven trombozu olarak bilinen toplardamar pıhtısı riskini artırabiliyor. Uzun yolculuklarda her 1-2 saatte bir kısa yürüyüş yapılması, oturulan yerde ayak bileği egzersizlerinin uygulanması ve bol su tüketilmesi öneriliyor. Hafif basınçlı varis çoraplarının kullanılması ve dar kıyafetlerden kaçınılması da alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.
Bu Belirtiler Görülürse Dikkatli Olun
Pıhtı oluşumu bazı belirtilerle kendini gösterebiliyor. Tek bacakta ortaya çıkan ani şişlik, baldır ağrısı, kızarıklık, sıcaklık artışı ve hassasiyet gibi bulguların dikkate alınması gerekiyor.
Uzmanlar, pıhtının yalnızca bacak damarlarında kalmayıp akciğerlere ulaşması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve bayılma hissi gibi şikayetlerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade ediliyor.
Risk Grubundaki Kişiler Daha Dikkatli Olmalı
İleri yaşta olanlar, varis ve toplardamar yetmezliği bulunanlar, daha önce pıhtı veya damar tıkanıklığı yaşayanlar ile kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde risk daha yüksek seyrediyor.
Bunun yanında obezite hastaları, sigara kullananlar, gebeler, doğum kontrol ilacı kullanan kadınlar ve uzun süre hareketsiz kalan kişiler de risk grubunda yer alıyor. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların ise doktor önerisi olmadan ilaçlarını bırakmaması veya doz değişikliği yapmaması gerektiği belirtiliyor.
Yaz aylarında damar sağlığını korumak için güneşin etkisinin yoğun olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında uzun süre dışarıda kalınmaması, hafif kıyafetlerin tercih edilmesi ve egzersizlerin sabah ya da akşam saatlerinde yapılması öneriliyor.
