Kalp damar hastalıkları, dünya genelinde sessiz ama etkili bir şekilde yayılmaya devam ediyor. Uzmanlara göre her yıl 18 milyon insan kalp kaynaklı nedenlerle yaşamını yitiriyor. Bu tabloyu “sinsi pandemi” olarak tanımlayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sedat Taş, genç yaşta kalp hastalıklarının hızla arttığını vurguladı. Dünya genelinde 612 milyon kişinin kalp damar hastalıklarıyla mücadele ettiğini belirten Doç. Dr. Taş, bu durumun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu haline geldiğini söyledi.

İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Doç. Dr. Sedat Taş, kalp sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 29 Eylül'de kutlanan Dünya Kalp Günü kapsamında önemli uyarılarda bulundu. Türkiye’de kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin oranı %37,2’ye ulaşmış durumda. Bu oran dünya ortalamasının da üzerinde. Doç. Dr. Taş, özellikle 40 yaş altındaki bireylerde görülen ani ölümlerin altında genellikle kalp rahatsızlıklarının yattığını söyledi.

Hareketsizlik ve Obezite Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor

Doç. Dr. Sedat Taş, kalp damar hastalıklarının başlıca nedenleri arasında hipertansiyon, obezite ve hareketsiz yaşam tarzını gösterdi. Türkiye'nin, obeziteye bağlı hipertansiyon vakalarında dünya genelinde üçüncü sırada yer aldığına dikkat çeken Taş, 20 yaş altındaki bireylerde dahi obeziteye rastlandığını belirtti. Ayrıca ekran bağımlılığı ve dengesiz beslenme alışkanlıkları da bu hastalıkların erken yaşta ortaya çıkmasına neden oluyor.

Kalp sağlığını korumak için yaşam tarzında değişikliğe gidilmesi gerektiğini belirten Taş, haftada en az 5 gün 30 dakikalık tempolu yürüyüş, bisiklet sürmek, yüzme gibi aktivitelerin faydalı olduğunu ifade etti. “Bugün asansör yerine merdiveni tercih ederek kardiyovasküler riskinizi yüzde 20 oranında azaltabilirsiniz” diyen Taş, hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurguladı.

Kalp Skorunuzu Ölçtürün, Erken Önlem Alın

Doç. Dr. Taş, kalp sağlığına yönelik önlemler arasında düzenli uyku, sigaradan uzak durma ve dengeli beslenmenin önemine değindi. 20 yaşından sonra en az bir kez kolesterol ve tansiyon ölçümü yapılması gerektiğini belirten uzman doktor, 40 yaş üzerindeki bireylerin ise kalp damar hastalıkları uzmanına başvurarak kalp skoru hesaplatmalarını önerdi. Bu skor, kişinin önümüzdeki 10 yıl içinde kalp hastalığına yakalanma olasılığını belirleyerek tedbir alınmasına olanak tanıyor.

Ayrıca Akdeniz tipi beslenmenin, zeytinyağı, tam tahıllar, sebze, meyve, kuru baklagiller ve çiğ kuruyemişlerin tüketiminin kalp sağlığı açısından büyük katkı sunduğunu söyledi. Taş, “Kalbimize iyi bakalım, sevdiklerimize ayıracağımız bir kalp atımını bile kaybetmeyelim” mesajıyla konuşmasını tamamladı.