Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamaları, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen 2. İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi kapsamında kamuoyuna duyuruldu. Erdoğan, İslam dünyasının ticaret ve finans alanındaki potansiyelini daha etkin kullanması gerektiğini vurgularken, faizsiz ekonomi ve katılım bankacılığı konularında önemli mesajlar verdi.
Zirveye yurt dışından katılan misafirlere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Erdoğan, “İstanbulumuz'da sizleri ağırlamaktan onur duyuyorum” dedi. İslami finansın öncülerinden merhum Şeyh Salih Abdullah Kamil’i rahmetle anan Erdoğan, İslam dünyasında ticari iş birliğinin gelişmesi gerektiğini belirtti.
“Faize Dayalı Sistemle Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik sistemlere dair şu ifadeleri kullandı:
“Faize dayalı sistemi doğru bulmuyorum. Bu düzene karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Alternatif ekonomik modeller üretmekte kararlıyız. Faizsiz ekonomi özlemimizi gür bir sesle ifade etmeye devam edeceğiz.”
Katılım Bankacılığı Yetersiz Bulundu
Erdoğan, Türkiye'de katılım bankacılığının hâlâ yeterince yaygınlaşmadığını vurgulayarak, “Tüm teşviklere rağmen bu sistemin payı yüzde 8,1 seviyesinde kaldı. Bu oran hedeflerimiz için yeterli değil” dedi.
İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin dünya ticaretindeki payının yalnızca yüzde 11 olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, “İslam dünyası olarak aramızdaki ticaret, yatırım ve finans iş birliğini en üst düzeye çıkarmalıyız. Bu zirvede yapılacak istişarelerin bu anlamda çok kıymetli olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, ekonomik tabloya ilişkin açıklamasında, “Nisan ayında son 40 ayın en düşük enflasyon seviyesi kaydedildi. Enflasyonu tek haneye indirmek temel önceliğimiz” dedi. Aynı zamanda Türkiye’nin geçmişte en düşük faiz ve enflasyon oranlarını yakaladığını vurguladı.
Konuşmasının son bölümünde Erdoğan, dış politika ve iç güvenlik konularına da değindi:
-
Gazze’de ateşkesin tesisi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
-
İstanbul’un yeniden Rusya-Ukrayna görüşmelerine ev sahipliği yapabileceğini belirtti.
-
Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında siyasetin büyük bölümünün ortak irade ortaya koyduğunu ifade etti.
