Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Murat Akarsu, diyabetin günümüzde küresel bir sağlık sorunu haline geldiğini vurguladı. Pankreasın yeterli insülin üretememesi ya da üretilen insülinin vücutta etkili şekilde kullanılamaması sonucu ortaya çıkan bu hastalığın, dünya genelinde hızla yayıldığını ifade eden Akarsu, diyabetin erken belirtilerinin ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekti.

Dünyada yaklaşık 540 milyon kişinin diyabet tanısı aldığını belirten Akarsu, Türkiye’de ise yetişkin nüfusun yüzde 15’inden fazlasının diyabetli olduğunu söyledi. Prediyabet oranının yüzde 30’un üzerinde olduğunu da ekleyerek, ülkemizin diyabet gelişimi açısından riskli ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.

Erken Belirtilere Dikkat Edilmeli, Yaşam Tarzı Belirleyici

Doç. Dr. Akarsu, diyabetin erken belirtilerini; çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, ani kilo değişimi, bulanık görme, yorgunluk, elde ve ayaklarda karıncalanma şeklinde sıraladı. Bu tür şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirtti. Tanı için açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri ile HbA1c testinin yanı sıra tam kan sayımı, biyokimya ve idrar tahlillerinin de kullanıldığını söyledi.

Genetik yatkınlık kadar yaşam tarzının da belirleyici olduğunu vurgulayan Akarsu, özellikle ailesinde diyabet öyküsü olan bireylerin sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile risklerini azaltabileceklerini ifade etti. Egzersiz eksikliği, yüksek kalorili beslenme ve hareketsizlik gibi etkenlerin diyabet gelişimini hızlandırabileceğini belirten Akarsu, Akdeniz ve DASH tipi beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.