Tapu dolandırıcılığında yöntemler gelişiyor, şebekeler artık sadece sahte belgelerle değil, fiziksel benzerlik taşıyan dublörlerle de harekete geçiyor. Yeni yöntemle, ev ve arsa sahiplerinin bilgileri yasa dışı yollarla ele geçiriliyor, ardından bu kişilere benzeyen kişiler sahte kimlik belgeleriyle tapu işlemlerini yürütüyor. Mağdurlar ise tapularının el değiştirdiğini çok geç öğrendiğinde geri dönüş çoğu zaman imkânsız hale geliyor.
Son örneklerden biri İstanbul Esenyurt’ta yaşandı. Şebeke üyeleri, yabancı uyruklu A.A.A.A.G.’ye ait tapulu daire için harekete geçti. Sahte pasaportla noterden vekâlet çıkarıldı, mağdur adına banka hesabı açıldı ve dublör aracılığıyla ev satılığa çıkarıldı. Alıcılarla görüşmeler sağlandı, hatta Y.Y. adlı kişiden 100 bin TL, O.A.’dan 16 bin 500 TL ödeme alındı. Ancak satış işlemleri bir türlü tamamlanmayınca dolandırıldıklarını anlayan alıcılar şikayetçi oldu.
Polis ekipleri, olayla ilgili başlattığı çalışmada şüphelilerin kimliğini tespit etti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1978 doğumlu A.H.’nin 21 farklı suç kaydı olduğu, 1969 doğumlu M.C.E.’nin ise üç ayrı sabıkasının bulunduğu ortaya çıktı. Her iki zanlı 8 Temmuz’da Esenyurt’ta yakalanarak tutuklandı.
Benzer bir girişim bu yıl şubat ayında Beylikdüzü Tapu Müdürlüğü’nde de yaşanmıştı. Doktor Fatma E.’ye ait arsanın, dublör yöntemiyle satılması girişimi tapu çalışanlarının dikkati sayesinde önlenmişti. Olayda emlakçılarla buluşmaya hazırlanan sahte kimlikli Bilge Özer, polis tarafından suçüstü yakalanmıştı.
Uzmanlar, vatandaşları e-devlet sisteminde bulunan tapu bilgilerini düzenli kontrol etmeleri konusunda uyarıyor. Ayrıca noter işlemlerinde ve vekâlet işlemlerinde titiz davranılması, şüpheli durumların ise zaman kaybedilmeden yetkililere bildirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
