İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nde adli emanet bürosunda kaybolan altın ve gümüşlerle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Toplam 75 kilogramlık ziynet eşyasının çalındığı olayın, planlı bir soygun olabileceği değerlendiriliyor. Zanlı Erdal Timurtaş’ın özellikle 13 Kasım tarihini seçmesinin nedeninin, o gün adliyede oluşan yoğunluk olduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelere göre, Milli Savunma Bakanlığı’na üç ayda bir yapılan silah teslimi nedeniyle adliyede 13 Kasım’da olağan dışı bir hareketlilik yaşandı. Timurtaş’ın bu yoğunluktan yararlanarak altın ve gümüşleri siyah poşetlerle market arabasına yerleştirdiği ve otoparktaki aracına taşıdığı güvenlik kamerası kayıtlarıyla belirlendi.

Zanlı İngiltere’ye Kaçtı, Kırmızı Bülten Talebi Yapıldı

NTV’de yer alan bilgilere göre, hizmetli statüsünde çalışan Erdal Timurtaş’ın eşi ve çocuklarıyla birlikte İngiltere’ye kaçtığı belirlendi. Bu gelişmenin ardından zanlı hakkında kırmızı bülten çıkarılması talep edildi. Hakimler ve Savcılar Kurulu ise Büyükçekmece Adliyesi’ne müfettiş görevlendirerek idari süreci yakından takip etmeye başladı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan diğer memur Kemal D.’nin ifadesinde, Timurtaş’ın kumar borçları nedeniyle zor durumda olduğunu söylediği öğrenildi. Ayrıca Timurtaş’ın raporlu olduğu dönemde aldığı raporu teslim etmediği, 1 Aralık’tan kısa süre önce çalışma grubundan “Eşimle aram bozuk, beni bir süre aramayın” mesajı atarak ayrıldığı aktarıldı.

Çalınan Ziynetlerin Değeri 147 Milyon TL

Adli emanette yapılan detaylı sayımda kaybolan eşyaların büyük bölümünün daha önceki operasyonlarda teslim alınan altın ve gümüşlerden oluştuğu tespit edildi. Kayıp ziynetler arasında:

  • 9.906 gram altın
  • 606 bilezik
  • 1.328 çeyrek altın
  • 5 kilo altın külçesi
  • 50 kilo gümüş
  • Yüzlerce kolye, küpe, Cumhuriyet altını ve Ata altını

bulunuyor. Yapılan hesaplamalara göre kayıp ziynet ve gümüşlerin toplam değerinin yaklaşık 147 milyon TL olduğu belirlendi.

Çifte anahtar sistemiyle çalışan emanet odasında, kasanın anahtarının yalnızca Kemal D.’de bulunduğu; odanın anahtarının ise hem Kemal D.’de hem de Erdal Timurtaş’ta olduğu açıklandı.