Şehir plancısı, akademisyen ve aktivist Tayfun Kahraman, Türkiye’de uzun süredir kamuoyunda gündemde olan Gezi Parkı davası kapsamında tutuklu bulunuyor. Kahraman’ın adı ilk olarak 2013’teki Gezi Parkı protestolarıyla ilişkilendirildi ve sonraki yıllarda yürütülen çok sayıda yargılamanın merkezindeki isimlerden biri haline geldi. Kamuoyunda özellikle yargılama sürecinin uzunluğu, suçlamanın kapsamı ve tutukluluk halinin hukuki dayanağı yoğun biçimde tartışılıyor. Resmî veriler ve haber kaynaklarının aktardığı bilgiler ışığında, Kahraman’ın tutuklanmasına yol açan süreç ve suçlamalar net şekilde ortaya konulabiliyor.
Tutukluluk Nedeni ve Suçlama İçeriği
Tayfun Kahraman, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla yargılandı ve 25 Nisan 2022 tarihinde bu suçtan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bu karar, 2013 yılı Gezi Parkı protestolarında TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı olarak sözcülük yapan Kahraman’ın, dönemin yürütülen eylemlerinde aktif rol aldığı iddialarına dayanıyor. Suçlama, Gezi olaylarının dönüştüğü geniş çaplı protesto sürecinde hükümetin görevini yapmasını engelleme teşebbüsüne yardım edildiği iddiasını kapsıyor.
Verilen ceza, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından da onandı; böylece Kahraman’ın hüküm giymesi ve tutuklu kalmaya devam etmesi kararlaştırıldı.
Anayasa Mahkemesi (AYM), 31 Temmuz 2025’te Kahraman’ın “adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine” karar verdi. AYM gerekçesinde, Kahraman’ın eylemleriyle olaylarda yaşanan şiddet arasında doğrudan bir bağlantı kurulamadığı, savunma hakkının kısıtlandığı ve yargılama sürecinde temel hukuki ilkelerin gözetilmediği belirtildi. Bu karar hukuki süreç içinde önemli bir aşama olarak değerlendirildi ancak tahliye kararı doğrudan çıkmadı; dosya tekrar değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye gönderildi.
Eleştiri odakları arasında, suçlamaların somut delillere dayanmadığı ve mahkûmiyet kararının geniş bir kesim tarafından tartışmalı bulunduğu yer alıyor. Bazı gözlemciler ve insan hakları savunucuları, Kahraman ile birlikte yargılanan diğer sanıklarla ilgili kararların siyasi gerekçelerle alındığını savunuyorlar.
Kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde devam eden tartışmalar, Tayfun Kahraman’ın tutukluluğu ve yargılamanın hukuki dayanağı konularını odağa çekmeye devam ediyor. Suçlamaların içeriği, AYM kararının etkileri ve yeniden yargılama süreçleri ilerleyen aşamalarda farklı sonuçlar doğurabilir.
