Çocuklar ve ergenler arasında giderek yaygınlaşan yeme bozuklukları, hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yeme bozukluğu, dünyada çocuk ve gençlerin yaklaşık yüzde 22’sini etkilerken, Türkiye’de de benzer oranda artış gözlemleniyor. Uzmanlara göre her 5 çocuktan biri bu rahatsızlıktan etkilenme riski taşıyor.
Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Meryem Keçeli, yeme davranışlarına ilişkin erken dönemde farkındalık geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek aileleri uyardı. Özellikle tıkanırcasına yeme bozukluğu vakalarında hızlı müdahalenin hayat kurtarıcı olabileceğini belirten Keçeli, bu sorunun giderek yaygınlaştığını vurguladı.
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre her 52 dakikada bir kişi yeme bozukluğu nedeniyle yaşamını yitiriyor. Harvard Üniversitesi ve Deloitte Access Economics iş birliğiyle hazırlanan raporda yılda yaklaşık 10 bin kişinin bu rahatsızlıklar nedeniyle hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Türkiye’de ise benzer risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Yeme bozukluklarının erken teşhisi için ailelerin gözlemci olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Keçeli, şu belirtilere dikkat çekti:
-
Ani kilo değişimleri
-
Yemekle ilgili takıntılı düşünce ve davranışlar
-
Belirli besin gruplarına yönelme veya tamamen reddetme
-
Gizli yeme alışkanlıkları
-
Vücut imajına dair aşırı endişe
-
Kendini kusturma ya da yemek sonrası sürekli tuvalete gitme
-
Kısa sürede çok fazla yemek tüketimi
-
Atlanan öğünlerin ardından gelen yeme krizleri
-
Yemek sırasında tekrarlayan davranışlar
Bu tür davranışların ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Keçeli, yeme bozukluğu olan bireylerin yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da derin etkiler yaşadığını söyledi. Uzmana göre, doğru tedavi ve destekle bu rahatsızlık tamamen kontrol altına alınabiliyor.
Erken müdahale edilmediği takdirde hayati risk taşıyan bu rahatsızlık için toplumda farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanıyor.
