Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı Kınık Köyü, geçmişi yüzlerce yıla dayanan çömlekçilik geleneği ile adından söz ettiriyor. Bu el sanatını yıllardır yaşatan ve gelecek nesillere aktaran isimlerin başında ise 83 yaşındaki usta Salim Yaşar geliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına layık görülen Yaşar, çömlekçilik sanatını sadece toprakla değil, aynı zamanda imece kültürüyle yoğurarak sürdürüyor.
Türkiye'nin en büyük çömleği bu köyde yapıldı
Kınık Köyü'nü özel kılan unsurlardan biri de Türkiye'nin en büyük çömleğine ev sahipliği yapıyor olması. 3 metre 33 santim yüksekliğindeki dev çömlek, 6 ton çamur ve 6 ton odun kullanılarak köydeki çömlek ustalarının ortak emeğiyle, tamamen imece usulü ile üretildi. Bu özel çömlek, Avrupa’nın en büyük çömleği, dünyada ise ikinci sırada yer alıyor.
Salim Yaşar, mesleği babasından devralarak sürdürüyor. 1946 yılında kurulan çömlek atölyesinde başlayan bu yolculuk, bugün hâlâ köyün sembolü olan çarkın dönmeye devam etmesiyle devam ediyor. “Babamın elleriyle şekillendirdiği bu tezgâhta şimdi ben çocuklara mesleği öğretiyorum” diyen Yaşar, çömlekçiliği gelecek kuşaklara aktarmak için okullarda eğitimler veriyor.
Salim Yaşar, sadece Türkiye’de değil, Almanya ve Vietnam gibi ülkelerde de çömlekçiliğin gelişimine katkı sağlamış bir usta. Geçmişte gittiği ülkelerde çömlek sanatını öğretmiş, kültürel mirasın sınırları aşmasına katkı sunmuş.
Kınık Köyü, bugün yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda çömlek sanatının yaşatıldığı kültürel bir merkez haline geldi. Yaşar’ın anlattığına göre, köyü ziyarete gelenler hem geleneksel üretim sürecini yakından gözlemliyor hem de dev çömlek önünde hatıra fotoğrafları çektiriyor.
