Tüp bebek tedavisinde başarı oranını artırmaya yönelik çalışmalar hız kesmeden sürerken, yeni bir araştırma dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Geleneksel yöntemlerle yapılan yumurta arama işlemlerinde gözden kaçabilen bazı yumurtaların, mikroakışkan teknoloji kullanan otomatik bir cihaz sayesinde tespit edilebildiği açıklandı. Araştırmada, cihazla tespit edilen bir yumurtadan elde edilen embriyonun sağlıklı bir doğumla sonuçlanması çalışmaya yönelik ilgiyi artırdı. Uzmanlar, elde edilen bulguların tüp bebek sürecinde embriyo elde etme şansını yükseltebileceğini belirtirken, yöntemin yaygın kullanımı için daha geniş kapsamlı klinik verilere ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.

Geleneksel Yöntem Ve Yeni Cihaz Arasındaki Fark

Tüp bebek kliniklerinde embriyologlar, kadınlardan toplanan folikül sıvısını mikroskop altında inceleyerek yumurtaları tespit ediyor. İnceleme tamamlandıktan sonra sıvı atılıyor.

The New York Times’ta yayımlanan çalışmaya göre, mikroakışkan teknoloji kullanan yeni bir cihaz ise atılacak folikül sıvısını özel kanallar ve engeller aracılığıyla tarayarak ek yumurtaları belirleyebiliyor. Daha önce mikroskopla incelenmiş örneklerde dahi ilave yumurtaların tespit edildiği bildirildi.

582 hastadan alınan sıvı örnekleri üzerinde yapılan incelemede, 316 hastada fazladan yumurta bulunduğu ve toplamda 582 ek yumurta elde edildiği açıklandı.

Araştırmanın bir bölümünde cihazla bulunan bir yumurtadan gelişen embriyonun gebelikle sonuçlandığı bildirildi. Eylül ayında bir kız bebek sağlıklı şekilde dünyaya geldi.

18 ay boyunca doğal yollarla çocuk sahibi olamayan ve ilk tüp bebek denemesinde embriyo elde edemeyen çift, ikinci denemelerinde çalışmaya katıldı. Cihaz, folikül sıvısında dört ek yumurta tespit etti. Bu yumurtalardan üçü embriyoya dönüştü ve en yüksek kaliteli embriyoların bu grup içinden çıktığı belirtildi. Gebelik süreci tamamlandı ve doğum sağlıklı şekilde gerçekleşti.

Araştırmanın yazarlarından ve şirketin CEO’su Ravi Kapur, ilk beklentilerinin vakaların yaklaşık yüzde 10’unda ek yumurta bulmak olduğunu ifade etti. Ancak elde edilen verilerin dört farklı klinikte yüzde 50’nin üzerinde sonuç verdiği aktarıldı.

AutoIVF tarafından geliştirilen OvaReady adlı cihaz, Massachusetts’in Natick kentinde üretildi. Cihaz yalnızca ek yumurtaları tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda yumurtaların etrafındaki hücreleri temizleyen denudasyon işlemini de gerçekleştiriyor. Bu işlem, sperm hücresinin doğrudan yumurtaya enjekte edildiği mikroenjeksiyon yöntemi için gerekli aşamalar arasında yer alıyor.

Şirketin, cihazın klinik kullanım onayı için U.S. Food and Drug Administration ile görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Cihaz şu an araştırma kapsamında kullanılabiliyor ve fiyatına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

Çalışma, Eunice Kennedy Shriver National Institute of Child Health and Human Development tarafından desteklendi. Uzmanlar, özellikle embriyolog sayısının sınırlı olduğu bölgelerde bu teknolojinin iş yükünü azaltabileceğini belirtiyor. Ancak yöntemin başarı oranını net biçimde ortaya koymak için daha geniş hasta gruplarında doğum verilerine ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.