Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü tarafından yayımlanan son rapor, küresel savunma dengelerinde dikkat çeken bir tabloyu ortaya koydu. Rapora göre Türkiye, insansız hava araçları (İHA) teknolojilerinde zirveye yerleşirken Avrupa ülkeleri uzun yıllardır yürüttükleri projelerde beklenen başarıyı elde edemedi. Analizde Avrupa için “hayal kırıklığı” ifadesi kullanılırken, Türkiye’nin bağımsız savunma stratejisi öne çıkarıldı.
Avrupa 20 Yıldır Aynı Hedefe Ulaşamadı
Raporda, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerin 2000’li yıllardan bu yana MALE sınıfı İHA geliştirme hedefinde başarısız olduğu vurgulandı. Çok uluslu projelerde yaşanan maliyet artışları, bürokratik süreçler ve ülkeler arası anlaşmazlıklar, projelerin sürekli ertelenmesine neden oldu.
Bu durumun teknik gelişimin önüne geçen siyasi süreçler nedeniyle “operasyonel felç” yarattığı ifade edilirken, Avrupa ülkelerinin ABD üretimi MQ-9 Reaper ve İsrail üretimi Heron sistemlerine yönelmek zorunda kaldığı aktarıldı. Eurodrone projesinin 2031’e ertelenmesi ise stratejik bağımsızlık hedefleri açısından ciddi bir gecikme olarak değerlendirildi.
Türkiye Yerli Hamleyle Fark Yarattı
Raporda en dikkat çeken ifadelerden biri, “Avrupa’nın 20 yıldır başaramadığını Türkiye başardı” oldu. Türkiye’nin bu başarıyı yakalamasında 2004 yılında alınan yerli üretim kararının kritik bir dönüm noktası olduğu belirtildi.
Bu süreçte geliştirilen Bayraktar TB2, TAI Anka, Bayraktar Akıncı ve TAI Aksungur gibi platformların sahada kendini kanıtladığı vurgulandı. Bu sistemlerin hem maliyet etkinliği hem de operasyonel başarısıyla “oyun değiştirici” olduğu ifade edildi.Yeni nesil projeler olan Bayraktar Kızılelma ve TAI Anka III ise Türkiye’nin artık stratejik hava gücünde de iddialı bir konuma yükseldiğini gösteriyor.
Rapora göre Avrupa savunma şirketleri artık Türkiye’yi yalnızca bir tedarikçi olarak değil, teknoloji ortağı olarak değerlendirmeye başladı. Bu değişimin en somut örneklerinden biri olarak Baykar ile Leonardo arasındaki iş birliği gösterildi.Uzmanlar, Avrupa’nın dışa bağımlılığını azaltmak için bu tür ortaklıklara yöneldiğini belirtirken, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceği görüşünde birleşiyor.
