İzmir’deki son orman yangınları sonrası ortaya çıkan risklere dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Koray Çetin Önalan, yanan alanlarda ciddi jeolojik tehditlerin gündeme geleceği uyarısında bulundu. Yangınlardan zarar gören yaklaşık 25 bin hektarlık ormanlık alanın özellikle yamaç ve eğimli bölgelerde yer alması, yağışların artmasıyla birlikte heyelan ve erozyon riskini önemli ölçüde artırıyor. Önalan, bu süreçte en büyük tehlikenin, yangın sonrası ortaya çıkan çıplak arazilerde toprak kaybı ve bunun sonucu olarak oluşabilecek sel baskınları olduğunu söyledi. Özellikle İzmir’in Ödemiş ve Seferihisar gibi ilçelerinde, yangının ardından ciddi erozyon tehlikesi ile karşı karşıya kalındığını belirten Önalan, bitkisel toprağın yağışlarla birlikte vadilere, oradan da yerleşim alanlarına ve denize sürükleneceğini ifade etti. Ormanların yok olmasıyla birlikte toprağın korumasız kaldığını vurgulayan Önalan, ağaçların ve orman örtüsünün yağışları dengeleme işlevinin ortadan kalktığını ve bu nedenle doğrudan sel tehdidinin ortaya çıktığını dile getirdi.
Türkiye’de her yıl erozyonla birlikte önemli miktarda verimli toprağın kaybedildiğine dikkat çeken Koray Çetin Önalan, yanan alanların sadece orman değil, aynı zamanda doğal ve tarımsal kaynakların da yok olduğunu söyledi. Yanan bölgelerin yeniden yapılaşmaya açılmasının büyük bir hata olacağını vurgulayan Önalan, afet riski bulunan bu bölgelerde imar izni verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yerleşime uygun olmayan alanlara inşaat yapılmasının ileride daha büyük afetlere neden olabileceğini belirten Önalan, "Yanan bölgeler tekrar inşa edilirse, ilerleyen yıllarda bu alanlarda benzer felaketlerin tekrarlanması kaçınılmaz olacaktır" dedi. Afet planlamasının ülke genelinde eksik olduğuna da dikkat çeken Önalan, her bölgenin jeolojik ve çevresel koşullarına göre yapılaşmaya açılıp açılmayacağına karar verilmesi gerektiğini ifade etti. Yangına komşu olan sitelere, konutlara ve yapılaşmalara artık izin verilmemesi gerektiğini dile getiren Önalan, bu alanların yerleşime kapatılarak bölgeye özgü endemik ağaçlarla yeniden ağaçlandırılması gerektiğini söyledi.
