XMM-Newton uydusu, Dünya’dan 236 milyon ışık yılı uzaklıktaki 1ES 1927+654 adlı gök adanın merkezinde yer alan süper kütleli kara delikten yayılan dikkat çekici X-ışını salınımlarını gözlemledi. Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) uzay teleskobu, 2022 yılının Temmuz ayında yaptığı gözlemlerde, kara deliğin çevresindeki maddenin yaklaşık 400 ila 1000 saniyelik aralıklarla %10 oranında değişen X-ışını yayımı oluşturduğunu tespit etti.
Bu düzenli salınımlar, bilim dünyasında yarı periyodik salınımlar (QPO) olarak biliniyor ve kara deliklerin çevresindeki maddenin karmaşık hareketlerini işaret ediyor. Bu tür salınımlar, yıldız benzeri büyük bir nesnenin yığılma diski içinde yüksek hızla döndüğünü gösteriyor. Elde edilen verilere göre, kara deliğin çevresindeki bu nesne Güneş’in yaklaşık %10’u kadar kütleye sahip ve beyaz cüce benzeri özellikler gösteriyor. Her 18 dakikada bir yaklaşık 100 milyon kilometrelik bir yörüngede dolanan bu nesne, zamanla ışık hızının yarısına kadar ulaşan bir hızla, yörüngesini 7 dakikada bir tamamlar hale geldi.
Kozmik Kalp Atışları: QPO’ların Evrimi
Gözlemler, bu salınımların zamanla daha sık ve daha güçlü hale geldiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu sürecin kaynağı olarak kütle çekim dalgalarıyla yayılan yörünge enerjisini öne sürdü. Yapılan hesaplamalar, bu gök cisminin 4 Ocak 2024’te kara deliğin olay ufkuna gireceğini ve salınımların sona ereceğini işaret ediyordu. Ancak 2024 Mart ayında yapılan yeni gözlemler, salınımların hâlâ sürdüğünü gösterdi. Bu da araştırmacıların modele yeni açıklamalar getirmesi gerektiğini ortaya koydu.
Alternatif Senaryo: X-Işını Koronasının Rolü
2018’de gözlenen büyük patlama sonucu X-ışını koronasının kaybolması, dikkatleri bu bölgedeki plazmanın olası etkilerine çekti. Araştırmacılar, bu koronanın kendisinin de salınım üretiyor olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Ancak bu senaryo, mevcut teorilerle tam olarak açıklanabilmiş değil.
Gelecek Gözlemler Yeni Cevaplar Getirebilir
XMM-Newton’un gelecekte yapacağı X-ışını tayf analizleri, kara deliğin çevresindeki maddelerin hareketlerini daha net ortaya koyabilir. Böylece, 1ES 1927+654’teki olağanüstü değişimlerin, diğer süper kütleli kara deliklerle benzer yönleri olup olmadığı da anlaşılabilecek.
