Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle beraber besinlerin saklanması ve hazırlanması sırasında yapılan hatalar, besin zehirlenmesi riskini artırabiliyor. Bakteri, virüs, parazit veya mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kirlenen yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu ortaya çıkabilen besin zehirlenmesi, dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. Paylaşılan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişinin besin kaynaklı hastalık yaşadığı, yaklaşık 1 milyon 520 bin kişinin ise yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Verilerde 5 yaş altındaki çocukların risk taşıyan gruplar arasında yer aldığı aktarılıyor. Yaz döneminde sıcaklıkların artmasıyla mikroorganizmaların yiyeceklerde daha hızlı çoğalabilmesi, yemeklerin uygun sıcaklıklarda muhafaza edilmemesi, güvenilir olmayan su ve buz kullanılması riski yükselten etkenler arasında gösteriliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, günlük hayatta alınabilecek önlemlerle besin zehirlenmesi riskinin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor. El hijyeninden çiğ ve pişmiş yiyeceklerin ayrılmasına, yemeklerin saklanmasından meyve ve sebzelerin temizliğine kadar mutfakta uygulanacak kuralların gıda güvenliği açısından önemli olduğunu ifade ediyor.
Mutfakta Çapraz Bulaşmaya Dikkat Edilmeli
Besin zehirlenmesine yol açabilen mikroorganizmalar kirli eller aracılığıyla yiyeceklere taşınabiliyor. Yemek hazırlamadan önce, çiğ et veya tavukla temas ettikten ve tuvalet kullanımının ardından ellerin en az 20 saniye boyunca sabunla yıkanması öneriliyor.
Çiğ ve pişmiş gıdaların hazırlanması sırasında kullanılan mutfak ekipmanları da önem taşıyor. Çiğ et, tavuk ve balıktaki mikroorganizmaların başka yiyeceklere taşınması “çapraz bulaşma” olarak adlandırılıyor. Aynı kesme tahtası veya bıçağın farklı yiyeceklerde kullanılması mikroorganizmaların taşınmasına yol açabiliyor. Çiğ ürünler için farklı mutfak ekipmanlarının kullanılması tavsiye ediliyor.
Et, tavuk, balık ve kıyma gibi ürünlerin yeterli sıcaklıkta ve iç kısımları tamamen pişecek şekilde hazırlanması gerekiyor. Yetersiz pişirilen yiyeceklerde zararlı mikroorganizmalar canlı kalabiliyor.
Pişmiş yemeklerin de sıcak havalarda uzun süre dışarıda tutulmaması gerekiyor. Yemeklerin iki saatten fazla oda sıcaklığında bırakılmaması, mümkünse bir saat içerisinde buzdolabına kaldırılması öneriliyor.
Et, süt ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan yiyeceklerde soğuk zincirin korunması gerekiyor. Alışverişten sonra söz konusu ürünlerin kısa sürede buzdolabına yerleştirilmesi tavsiye ediliyor.
Su, Buz Ve Deniz Ürünlerine Dikkat
Çiğ tüketilen meyve ve sebzelerin bol akan su altında dikkatlice yıkanması gerekiyor. Toprak, sulama suyu veya taşıma aşamasında ürünlerin üzerine geçen mikroorganizmalar sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Ambalajlı ürünlerde son kullanma tarihinin kontrol edilmesi de alınabilecek önlemler arasında bulunuyor. Ambalajında şişme, açılma veya görünüm değişikliği bulunan ürünlerin tüketilmemesi tavsiye ediliyor. Ürünlerin son kullanma tarihinin yanında hangi şartlarda saklandığına da dikkat edilmesi gerekiyor.
Sıcak havalarda açıkta uzun süre bekleyen yiyecekler daha hızlı bozulabiliyor. Sütlü tatlılar, et ve deniz ürünlerinin güvenilir işletmelerden alınması öneriliyor.
İçeceklerde kullanılan buzun hangi sudan hazırlandığı da önem taşıyor. Güvenilir olmayan sulardan üretilen buzlarda bakteri, virüs ve parazit bulunabileceği için suyun güvenliğinden emin olunmadığı durumlarda buzlu içeceklerden kaçınılması tavsiye ediliyor.
Dondurulmuş yiyeceklerin oda sıcaklığında bekletilerek çözdürülmesi yerine buzdolabı veya uygun mikrodalga yöntemiyle çözdürülmesi gerekiyor. İçme suyunun da güvenilir kaynaklardan temin edilmesi öneriliyor.
Midye, istiridye ve diğer deniz ürünlerinde saklama şartları önem taşıyor. Sıcak havalarda tazeliğinden ve uygun şartlarda muhafaza edildiğinden emin olunmayan deniz ürünlerinin tüketilmemesi tavsiye ediliyor.
