Yurt dışı alışveriş yasağı tamamen kaldırılıyor mu, 6 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenleme ne anlama geliyor, vergi muafiyetlerinin kaldırılması bireysel alışverişleri nasıl etkileyecek, artık her ürün için gümrük beyannamesi zorunlu mu olacak, kamuoyunda tartışılan “yasak” ifadesi gerçekte neyi karşılıyor, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamaları hangi alanlarda esneklik ihtimaline işaret ediyor, özellikle teknolojik ürünlerde istisna gündeme geldi mi, Türkiye’de bulunmayan ürünler için farklı bir uygulama söz konusu olabilir mi gibi sorular, 2026 Ocak ayı itibarıyla tüketicilerin en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor.

Yurt Dışı Alışveriş Yasağı Kalkacak Mı?

6 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte yurt dışı internet alışverişlerinde yeni bir döneme geçiliyor. Yapılan değişiklikler kapsamında, daha önce uygulanan vergi muafiyetleri sona eriyor ve tüm bireysel alışverişler gümrük işlemlerine tabi hale geliyor. 30 euroya kadar olan alışverişlerde geçerli olan muafiyet kaldırılırken, gönderinin bedeline bakılmaksızın beyanname zorunluluğu getiriliyor.

Buna göre Avrupa Birliği ülkelerinden gelen ürünlerde yüzde 30, AB dışı ülkelerden gelen ürünlerde ise yüzde 60 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Özel Tüketim Vergisi kapsamındaki ürünler için bu oranlara ek olarak yüzde 20 ÖTV alınacak. Ancak düzenleme, yurt dışı alışverişlerin tamamen yasaklandığı anlamına gelmiyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik tarafından yapılan açıklamalarda, özellikle teknolojik ürünler açısından bazı esnek uygulamaların değerlendirilebileceği ifade edildi. Türkiye’de üretimi bulunmayan, temini zor veya yerli pazarda yüksek fiyatla satılan teknoloji ürünleri için istisnai düzenlemelerin gündeme gelebileceği belirtildi. Bu tür istisnaların,

Ticaret Bakanlığı ve ilgili kurumlar tarafından belirlenecek kriterler çerçevesinde uygulanması bekleniyor. Düzenlemenin temel gerekçeleri arasında tüketici sağlığının korunması, ürün güvenliğinin sağlanması ve haksız rekabetin önlenmesi yer alıyor.

Özellikle kozmetik, gıda takviyeleri ve elektronik sigara gibi ürün gruplarında denetimsiz ithalatın önüne geçilmesi hedeflenirken, teknoloji alanında bireysel kullanım sınırları içinde kalan ürünler için farklı bir yaklaşım benimsenebileceği değerlendiriliyor. Yetkililer, yurt içi piyasalarda aşırı fiyat artışı tespit edilmesi halinde istisna kapsamının yeniden ele alınabileceğini de ifade ediyor.