Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta tehlikeli bir eşik daha aşıldı. Rusya, Ukrayna topraklarındaki Zaporijya Nükleer Santrali yakınlarında bulunan destek tesislerini topçu atışı ve insansız hava araçlarıyla vurdu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), olayla ilgili yaptığı açıklamada saldırının, nükleer güvenlik açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti. Saldırıya Ukrayna’dan gecikmeden karşılık geldi; Kiev yönetimi, Soçi’deki bir petrol deposunu hedef aldı.
UAEA’dan yapılan açıklamada, Zaporijya Nükleer Santrali çevresindeki tesislerin sabah saat 09.00 itibarıyla topçu ateşi ve İHA saldırısına maruz kaldığı bildirildi. UAEA gözlemcileri, aynı saatlerde bölgede yoğun askeri hareketlilik duyduklarını belirtti. Kurumun açıklamasına göre, nükleer santrale yaklaşık 1.200 metre uzaklıkta yer alan bir tesisten yoğun dumanların yükseldiği gözlemlendi.
UAEA Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Nükleer santralin yakınında meydana gelen herhangi bir saldırı, hedef gözetilmeksizin nükleer güvenlik açısından büyük bir risktir. Nükleer kazaların önlenmesi için tüm askeri güçlerden azami itidal bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kurum, yapılan ilk değerlendirmelerde nükleer santralde herhangi bir sızıntı ya da yapısal hasar tespit edilmediğini duyurdu.
Zaporijya’daki gelişmelere yanıt olarak Ukrayna tarafı, Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Soçi şehrinde bulunan bir petrol deposuna saldırı düzenledi. Soçi Bölge Valisi, çıkan yangının Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı insansız hava araçlarının saldırısı sonucu başladığını belirtti. Olayın ardından bölgeye 120 itfaiyeciden oluşan ekiplerin sevk edildiği ve yangının kontrol altına alınması için yoğun bir müdahale yürütüldüğü aktarıldı.
Rusya Sivil Havacılık Kurumu, güvenlik gerekçesiyle Soçi Havalimanı’ndaki tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Yangının büyüklüğü ve tesise etkileriyle ilgili detaylı teknik incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Tarafların stratejik altyapılara yönelik doğrudan saldırıları, bölgesel çatışmanın daha geniş riskler doğurabileceğine işaret ederken, nükleer güvenlik alanındaki endişeler de yeniden uluslararası gündeme taşındı.
