Kahve, günlük yaşamda sık tüketilen içecekler arasında yer alırken alınan kafein miktarı yaş ilerledikçe kemik sağlığı açısından da değerlendirilmesi gereken konular arasına giriyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, kemik sağlığının yalnızca kahve, kalsiyum veya D vitamini üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Yaş, genetik yapı, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı, bazı hastalıklar ile kullanılan ilaçların kemik yapısı üzerinde etkili olabileceği ifade ediliyor. Kadınlarda menopoz sonrasında meydana gelen hormonal değişikliklerle beraber kemik mineral yoğunluğundaki azalmanın daha belirgin hale gelebildiği aktarılıyor. Kahve konusunda ise günlük tüketilen fincan sayısından çok vücuda alınan toplam kafein miktarının dikkate alınması gerekiyor. Sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam kafein tüketimi için 400 mg seviyesinin aşılmaması genel referans kabul ediliyor. Kahvenin türü, hazırlanma yöntemi ve porsiyon büyüklüğü fincandaki kafein miktarını değiştirebildiği için yalnızca fincan hesabıyla hareket edilmesinin yeterli olmadığı belirtiliyor. Ölçülü kahve tüketiminin tek başına osteoporoza yol açtığını söylemenin doğru olmadığı da uzman değerlendirmesinde yer alıyor.
Günlük Kafein Miktarı Ne Kadar Olmalı?
Sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam kafein alımının 400 mg seviyesini aşmaması genel referans olarak kabul ediliyor. Fakat her kahvenin içerdiği kafein miktarı aynı değil. Kahvenin çeşidi, hazırlanış şekli ve fincan büyüklüğü alınan kafein miktarını değiştirebiliyor.
Yüksek kafein tüketiminin kalsiyum emilimi ve vücuttaki kalsiyum dengesi üzerinde sınırlı etkiye sahip olabileceği düşünülüyor. Söz konusu etkinin kişinin günlük kalsiyum tüketimi ve genel beslenme düzenine göre değişebileceği ifade ediliyor.
İleri yaştaki kişiler ile kemik kaybı açısından ek risk faktörlerine sahip kişilerin kafein tüketimini genel yaşam tarzlarıyla beraber değerlendirmesi öneriliyor. Amaç kahveyi tamamen bırakmak değil, tüketim miktarını kişisel şartlara göre değerlendirmek olarak açıklanıyor.
Kemik Sağlığı İçin Kahve Tek Başına Belirleyici Değil
Kemik dokusu yaşam boyunca yenilenmeye devam ediyor. Yaş ilerledikçe yeni kemik oluşumu ile mevcut kemik dokusunun kaybı arasındaki denge değişebiliyor. Kadınlarda menopoz sonrasında hormonal değişimlerin de etkisiyle kemik mineral yoğunluğundaki kayıp hızlanabiliyor.
Kemik sağlığının korunmasında yeterli ve dengeli beslenme, kalsiyum ile D vitamini ihtiyacının karşılanması ve kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivite önem taşıyor.
Çayın içerisinde bulunan kateşinler ve farklı biyoaktif bileşenlerin kemik metabolizması üzerindeki etkileri de araştırılıyor. Çay tüketimi ile kemik mineral yoğunluğu arasında olumlu ilişki olabileceğine yönelik bulgular bulunmasına rağmen çayın osteoporozdan koruduğunu söylemek için yeterli olmadığı aktarılıyor.
Kemik mineral yoğunluğu, osteoporoz ve kırık riskinin kişisel sağlık durumu doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor. Yaş, menopoz durumu, beslenme alışkanlıkları, hareket düzeyi, genetik özellikler, kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıkların beraber ele alınması öneriliyor.