Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi hakkındaki söylemleri ile gündeme gelen ve hakkında soruşturma açılan Rasim Ozan Kütahyalı'nın eski defterleri sosyal medyada viral oldu.
Sosyal medyada son günlerde hızla yayılan ve geniş yankı uyandıran bir iddia, kamuoyunun tanıdığı isimlerden Rasim Ozan Kütahyalı’yı hedef aldı. Beyaz TV'de yorumculuk yapan Kütahyalı hakkında, Ankara’da bir trans bireyle birlikte olduğu ve bu buluşma esnasında çekildiği iddia edilen bir fotoğrafın sosyal medya platformlarında dolaşıma girdiği öne sürüldü. Kütahyalı ise sessizliğini bozarak, iddiaların tümünü yalanladı ve fotoğraftaki kişinin kendisi olmadığını net bir dille ifade etti.
Gözler Kütahyalı’ya Çevrildi
Sosyal medyada paylaşılan söz konusu görsel kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşıldı ve yorumlandı. Tartışmalar alevlenirken, gözler doğrudan Rasim Ozan Kütahyalı’ya çevrildi. Konuyla ilgili kamuoyuna açıklama yapan Kütahyalı, fotoğrafın gerçeği yansıtmadığını, bu tür içeriklerin kendisini karalama amacı taşıdığını dile getirdi.
“FETÖ'nün Eski Senaryosu” Dedi
Kütahyalı yaptığı açıklamada, olayın yeni olmadığını ve benzer içeriklerin daha önce de üretildiğini öne sürdü. “FETÖ'nün p.rno arşivinden beni andıran birini bulup 17 Aralık 2013’te piyasaya sürdüğü '2.5 litre kola ve puro içen gey sözde ROK' videosu yine piyasaya sürülmüş. 10 yıl geçti, hâlâ aynı fake video,” ifadelerini kullanan Kütahyalı, bu girişimlerin yeniden dolaşıma sokulmasının tesadüf olmadığını ve bilinçli şekilde kurgulandığını belirtti.
Sosyal Medyada Linç Kültürü ve Özel Hayat Tartışmaları
Kütahyalı’ya yönelik ortaya atılan bu iddia, sosyal medyada kişisel mahremiyet ve özel hayat sınırlarının yeniden tartışılmasına neden oldu. Doğruluğu teyit edilmemiş fotoğrafların paylaşılması, kişi haklarını zedeleyen paylaşımların yaygınlaşması ve bu tür içeriklerin hızla gündem oluşturması, özellikle kamuoyunun tanıdığı kişiler açısından ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Tartışmanın odağında yer alan görüntünün doğruluğu bir yana, kamuoyuna açık kimliği olan kişilerin özel hayatına ilişkin sansasyonel içeriklerin sorumsuzca paylaşılması, sosyal medya etiği açısından dikkat çekici bir örnek oluşturdu. Uzmanlar ve medya takipçileri, özellikle bu tür paylaşımlarda doğruluk teyidi yapılmadan gündem yaratmanın kişilik hakları açısından büyük riskler doğurabileceğine işaret ediyor.