Emre Kargın, Ferhat Gündoğdu İçin Savcılığa Başvurdu

Üst klasman hakemi Emre Kargın, avukatı Mehmet Sadi Kestepli aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve gazeteci B.Y. hakkında suç duyurusunda bulundu.

Emre Kargın, Ferhat Gündoğdu İçin Savcılığa Başvurdu

Üst klasman hakemi Emre Kargın, eski Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ile gazeteci B.Y. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Kargın’ın avukatı Mehmet Sadi Kestepli aracılığıyla yapılan başvuruda, şüpheliler hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Şikayet dilekçesinde Ferhat Gündoğdu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 135. maddesi kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, TCK 257 kapsamında görevi kötüye kullanma ve TCK 106 kapsamında tehdit suçlarından; gazeteci B.Y. hakkında ise TCK 217/A uyarınca halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve TCK 267 kapsamında iftira suçlarından kamu davası açılması talep edildi.

Kayserispor-Konyaspor Maçı Gerekçe Gösterildi

Şikayet dilekçesinde yer alan iddialara göre Emre Kargın, 8 Şubat 2025’te oynanan Trendyol Süper Lig’in 23. haftasındaki Kayserispor-Konyaspor karşılaşmasında AVAR (Video Yardımcı Hakem Asistanı) olarak görev yaptı. Maçın orta hakemi Çağdaş Altay, VAR hakemi ise Wesli De Cremer’di.

Karşılaşmanın 90. dakikasında Konyaspor’un attığı golün ardından VAR hakemi Wesli De Cremer’in ofsayt çizgisi çekerek golü iptal ettiği belirtildi. Dilekçede, Kargın’ın çizginin doğru yerden çekilmesi konusunda uyarıda bulunduğu ve kararın teyit edilmesi amacıyla çizginin yeniden çizilmesini istediği aktarıldı. De Cremer’in ikinci kez çizgi çekerek yine ofsayt kararı verdiği ifade edildi.

Başvuruda, söz konusu pozisyona ilişkin VAR odası ses kayıtlarının arşivde bulunduğu ileri sürüldü. Kamuoyunda uzun süre tartışılan kararın ardından, o dönemde MHK Başkanı olan Ferhat Gündoğdu’nun Kargın ile VAR operatörü Ahmet Uzuner’i sorumlu tuttuğu iddia edildi. Dilekçede, VAR hakemi Wesli De Cremer’in yabancı olması nedeniyle kendisine yaptırım uygulanmadığı da öne sürüldü.

78 Gün Görev Verilmediği İddiası

Emre Kargın’ın karşılaşmada AVAR olarak görev yapması nedeniyle MHK talimatı uyarınca kendisine olumlu ya da olumsuz maç puanı verilemeyeceği, bu nedenle cezayı gerektirecek usulî bir durum bulunmadığı savunuldu. Buna karşın Kargın’a maçtan sonra 78 gün boyunca görev verilmediği ve hakemin dönemin MHK yönetimi tarafından kızağa çekildiği iddia edildi.

Dilekçede ayrıca 6 Mart 2025’te, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından üst klasman hakemleri ile MHK başkan ve yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen iftar organizasyonunda yaşandığı öne sürülen bir görüşmeye yer verildi. İddiaya göre Kargın, TFF Riva tesislerinde Ferhat Gündoğdu ve MHK Başkan Vekili Hikmet Öksüzoğlu’nun yanına giderek neden maç alamadığını sordu.

Kargın’ın, sorumluluğunda bir hata bulunmadığını ve cezayı gerektirecek bir durum olmadığını söylediği; Gündoğdu’nun ise kendisine “Maç ile alakası yok, senin hakemliğin bitti, seni şimdi abilerin kurtarabiliyorsa kurtarsınlar bakalım” şeklinde yanıt verdiği ileri sürüldü. Dilekçeye göre Gündoğdu, görüşmenin devamında Kargın’dan istifa dilekçesi vermesini istedi.

“Bilgi Ve Belgeleri Teslim Etti” İddiası

Başvuruda, 8 Nisan 2025’te TFF Riva tesislerinde düzenlenen MHK Nisan Semineri sonrasında da Kargın ile Gündoğdu arasında bir görüşme gerçekleştiği belirtildi. İddiaya göre Gündoğdu, Kargın’a hâlâ istifa dilekçesi vermediğini söyleyerek bunu hemen göndermesini istedi.

Kargın’ın suçunun ne olduğunu ve hakemliğinin neden sona erdiğini sorması üzerine Gündoğdu’nun, B.Y. isimli gazetecinin Kargın hakkındaki bilgi ve belgeleri kendisine teslim ettiğini, bunları HTS kayıtlarıyla karşılaştırarak doğruladığını söylediği öne sürüldü. Dilekçede, Gündoğdu’nun Kargın’ı Cüneyt Çakır, Alper Ulusoy, Tolga Özkalfa ve Cevdet Kömürcüoğlu’nun adamı olmakla suçladığı iddiasına da yer verildi.

Başvuruda ayrıca B.Y.’nin 6 Ocak 2024’ten bu yana X platformunda Kargın hakkında paylaşımlar yaptığı ve bir programında kendisini “Ege Kliği” olarak nitelendirdiği ileri sürüldü. Soruşturma ve dava sürecine ilişkin nihai değerlendirme yetkisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olacak.