Bursa’nın Karacabey ilçesinde 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın ormanlık alanda boğazı kesilerek öldürülmesinin ardından ailesinin acısı sürüyor. Genç kızın ailesi, olay öncesinde yaşananları ve Gökçe’nin son buluşmasına ilişkin bildiklerini anlattı.
Ormanlık Alanda Dehşet
Olay, Karacabey ilçesine bağlı Güngörmez Mahallesi’ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan ile erkek arkadaşı Mustafa B., otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.’nin bıçakla Gökçe Alkan’ın boğazını kestiği öne sürüldü.
Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüphelinin de kendisine zarar vererek boynundan yaralandığı belirtildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan Mustafa B.’nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi.
“Çıkma Dedim Ama Çıkacağım Dedi”
Kızının olay gününde saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyleyen anne Zeynep Alkan, o saate kadar birlikte olduklarını belirtti. Anne Alkan, “18.00’a kadar beraberdik. O saatten sonra ‘Dışarı çıkacağım anne’ dedi. ‘Çıkma’ dedim ben ona. ‘Çıkacağım’ dedi” ifadelerini kullandı.
Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını aktaran acılı anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini bilmediğini söyledi. Zeynep Alkan, “Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi” diye konuştu.
Gökçe’den haber alamayınca endişelendiğini anlatan anne, saat 21.00’den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına yanıt alamadığını söyledi. Bir süre sonra damadının, Gökçe’nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini bildirdiğini aktaran Alkan, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti.
Anne Alkan’dan Adalet Çağrısı
Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, “Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum” dedi. Anne Alkan, 5 Ekim’de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de “Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın” sözleriyle çağrıda bulunmuştu.
“Kardeşim Ayrılmak İçin Yanına Gitti”
Gökçe Alkan’ın ablası Özlem Akbay, kardeşini sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen biri olarak anlattı. Olaydan kısa süre önce Gökçe ile vakit geçirdiğini belirten Akbay, “Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu” dedi.
Özlem Akbay’ın anlatımına göre Mustafa B., iki gündür kendisine ulaşamadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten Akbay, “Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim” ifadelerini kullandı. Erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi.
Mustafa B.’nin olay günü yeniden arayarak kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktaran Akbay, kardeşini gitmemesi yönünde uyardığını belirtti. Akbay, “Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım’ dedi” diye konuştu. Gökçe’nin erkek arkadaşıyla görüşmek için değil, ayrılmak ve yüzleşmek için buluşmaya gittiğini söyleyen abla, olayın planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Özlem Akbay, kardeşinin başka bir telefonunun bulunduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını Gökçe’nin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini söyledi. Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Akbay, burada şüpheliyle karşılaştığını ve “Çocuğa sordum, ‘Kardeşime ne oldu, ne olur söyle’ diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi” dedi. Ablası, Gökçe’nin hakkını aramak istediğini belirterek adalet çağrısını yineledi.
Dayısı: “Melek Gibi Bir Kızdı”
Gökçe’nin dayısı Şenol Yavuz da yeğenlerinin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe’yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, “Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi” dedi.
Olayı ilk olarak Gökçe’nin hastaneye kaldırıldığı şeklinde öğrendiğini belirten Yavuz, “Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik” diye konuştu.
Gökçe Alkan Toprağa Verildi
Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı’ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan’ın, ailenin üç kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından ailesine teslim edilen genç kızın cenazesi, Uluabatlı Hasan Camisi’nde kılınan namazın ardından toprağa verildi.
Gökçe Alkan için 5 Ekim’de Karacabey’de yürüyüş düzenlendi. Türk bayrakları ve Gökçe’nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, “Gökçeler ölmesin” sloganlarıyla kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne giymeye doyamadığı spor ayakkabıları bırakıldı.

