Christopher Kaufman, 60 yaşında olmasına rağmen 2 yıl içerisinde 23 kilo vermeyi başardı. Çocukluğunda hareketli bir yaşam süren ve kilo problemi yaşamayan Kaufman, zamanla bu alışkanlıklarından uzaklaşınca kilo almaya başladı. Özellikle annesinin 2005 yılındaki vefatı sonrası yaşadığı stresli süreçte beslenme düzeni değişti ve vücudu bazı gıdalara karşı hassasiyet geliştirdi. Glüten, süt ürünleri ve mayaya olan duyarlılığı nedeniyle diyetini değiştiren Kaufman, bu süreçte aşırı işlenmiş gıdaları fazla tüketmeye başladı. Bu da farkında olmadan kilo artışına neden oldu.
Bir teknoloji şirketinde uzun süre uzaktan çalışan ve ardından akademik kariyerine yönelen Kaufman, masa başı yaşantının getirdiği hareketsizlikle birlikte kilo sorununu ciddi şekilde hissetmeye başladı. 2022 yılında 57 yaşında 94 kiloya ulaştığında yüksek tansiyonla karşı karşıya kaldı ve değişim kararı aldı. “Ben maraton koşmuş biriyim, bunu da başarabilirim” diyerek sağlıklı yaşam sürecine adım attı.
Kaufman ne katı diyetler uyguladı ne de yorucu egzersizlere başvurdu. Onun stratejisi, aşırı işlenmiş gıdaları hayatından çıkarmak ve doğal besinlere yönelmek oldu. Tam tahıllar, lifli gıdalar, sebze ve protein dengesine dikkat ederek hazırladığı öğünlerle vücudunu dengeye oturttu. Özellikle “Mavi Bölgeler” olarak adlandırılan uzun ömürlü insanların beslenme modellerine benzer bir yaşam tarzı benimsedi. Karbonhidrat miktarını gün içerisindeki aktivitesine göre planladı. Örneğin, eğer bahçede uzun süre çalışacaksa daha fazla karbonhidrat tüketti.
Ders verdiği üniversitelerde araştırmalar yaparken Pomodoro tekniğini uygulayan Kaufman, 25 dakikalık çalışma sonrası 5 dakikalık yürüyüşlerle gününe hareket kattı. Bunun dışında günlük olarak yüzme, yürüyüş, ev işleri ve bahçe temizliği gibi aktivitelerle kalori yaktı. Sadece sporla değil, hayatın içine gömülü hareketlerle kilo vermeyi başardı.
Ayrıca Kaufman, her gün düzenli olarak tartılarak ilerlemesini takip etti. Başta zorlansa da bu alışkanlık zamanla ona veri toplama ve kalori yönetimi konusunda ciddi katkı sağladı. Hangi yiyeceklerin kilo artışına yol açtığını ya da nasıl denge sağlayabileceğini fark etti. Tatlı isteğini dengelemek için düşük karbonhidratlı ana öğünlerin ardından küçük porsiyonlarla ödül sistemi geliştirdi.
Tüm bu süreç boyunca Kaufman’ın temel yaklaşımı şuydu: Zorlayıcı kurallar yerine bilinçli seçimlerle kalıcı bir değişim yaratmak. “Bu bir gecede olmadı, ama sonunda başardım” diyen Kaufman artık hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha sağlıklı hissediyor.
