Türkiye’de çocukların karıştığı ağır suçların ardından uzun süredir tartışılan yasal değişiklik Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildi. Minguzzi ve Atlas cinayetlerinin ardından kamuoyunda yeniden gündeme gelen çocuk failler, cezaların sınırları ve çocukların adli sistemde nasıl tanımlanacağına yönelik düzenlemeler Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında ele alındı. Kabul edilen düzenlemeyle hukuk mevzuatında kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi değiştirilerek yerine “adli süreçteki çocuk” tanımı getirildi. 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış kişilerin ağır suçlardan alabilecekleri hapis cezalarında da değişikliğe gidildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Düzenleme yalnızca hapis cezalarıyla sınırlı kalmadı. Çocukların silaha ulaşması, sosyal inceleme süreçleri, koruyucu tedbirler ve kesici aletlerin satışına kadar pek çok alanda yeni hükümler getirildi.

15-18 Yaş Arasındaki Failler İçin Cezalar Değişiyor

Yeni düzenlemeye göre, suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilecek. Müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda uygulanabilecek cezanın sınırı ise 15 yıldan 18 yıla kadar olacak.

Çocuk hakkında kamu davası açılması durumunda gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirim yapılacak.

15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu hale gelecek. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması durumunda ise Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi gerekçesini iddianamede ya da kararda gösterecek.

Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklara yönelik yeni yönlendirme tedbirleri de uygulanabilecek. Sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevre temizliği ile bağımlılıklara karşı tedbirler uygulanabilecek seçenekler arasında yer alacak.

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına uymayan anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler için de yaptırım getirildi. Tedbirin niteliğine ve ihlalin ağırlığına göre çocuk hâkimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi kararı verilebilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuklarda da yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenler denetimli serbestlik kapsamında uygulanabilecek. Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın düşük olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.

Çocuklara Bıçak Satışı Yasaklanacak

Düzenlemenin dikkat çeken maddeleri arasında silah ve kesici aletlere yönelik hükümler de yer aldı. Ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek silahın çocuğun eline geçmesine neden olan kişi, eylemin daha ağır cezayı gerektiren başka suç oluşturmaması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alabilecek.

Bıçak ile kesici, delici veya bereleyici aletlerin satışına ilişkin kurallar da değişecek. Kanunda belirtilen ruhsatlı satış noktaları ve ilgili mevzuata göre ruhsatlandırılmış işyerleri dışında söz konusu ürünlerin satılması ve sergilenmesi yasak olacak.

18 yaşından küçüklere söz konusu aletlerin satılması, çocukların satın alması veya taşıması da yasak kapsamına girecek. Kurallara uymayanlara 5 bin lira idari para cezası uygulanacak. Aletlerin sayı veya niteliğinin ağır kabul edildiği durumlarda ceza 10 bin liraya çıkabilecek.

İhlali öğrenmesine rağmen yetkili makamlara bildirim yapmayan işletici veya sorumluya da 5 bin lira idari para cezası verilecek. Kabahate konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilecek. Satış ve sergilemeye ilişkin hüküm 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, çocukların suçla özdeşleştirilmesinin önüne geçmek amacıyla “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının hukuk sistemine kazandırıldığını belirtti.

Gürlek ayrıca ağır suçlarda yaptırımların artırıldığını, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı yeni adımlar atıldığını ve 15 yaşından küçük çocuklarda sosyal incelemenin zorunlu hale getirildiğini bildirdi.