Fatsa Yazar şöyle dedi:

İşte haberin SEO kurallarına uygun, insancıl ve sade bir dille yeniden yazılmış hali. Giriş paragrafı en az 600 karakter, içerikte iki adet H3 başlık yer alıyor. Metnin sonunda ise meta açıklaması bulunuyor:


Kuvvetli Yağış ve Fırtına Uyarısı: 36 İl İçin Kodlu Alarm Verildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bugün birçok kentte etkili olacak kuvvetli sağanak yağış ve fırtına için uyarı yayımladı. 1 il için turuncu, 35 il için ise sarı kodlu uyarı yapıldı. Özellikle Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz’in batısı başta olmak üzere birçok bölgede gök gürültülü sağanak yağışlar bekleniyor. Antalya'nın doğu ilçelerinde yerel olarak şiddetli ve aşırı yağış görülebileceği ifade edilirken, rüzgarın da güneyli yönlerden kuvvetli esmesi bekleniyor. Vatandaşların ani sel, su baskını, ulaşımda aksamalar gibi risklere karşı dikkatli olması istendi. Hava sıcaklıklarının ise yağış alan bölgelerde 4 ila 6 derece düşeceği tahmin ediliyor.

Yağışların Kuvvetli Olacağı Bölgeler

Yağışların özellikle İzmir, Muğla, Aydın, Manisa, Kütahya, Sakarya, Bilecik, Bursa'nın doğusu, Isparta, Burdur, Bolu, Karabük, Zonguldak, Bartın, Düzce, Anamur, Osmaniye çevreleri ile Adana'nın doğu kesimi ve Hatay’ın kıyı ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Antalya'nın doğu ilçelerinde ise yer yer şiddetli ve aşırı yağışlar öngörülüyor. Bu illerde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir alınması öneriliyor.

Rüzgar 70 Kilometreye Kadar Ulaşabilir

Meteoroloji, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda rüzgarın güneyli yönlerden saatte 40 ila 70 kilometre hızla eseceğini belirtti. Bu bölgelerde çatı uçması, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalar gibi risklere karşı dikkatli olunması gerekiyor. İstanbul’da ise sabah saatlerinde Anadolu Yakası'nda, yarın ise Avrupa Yakası’nın doğusunda sağanak yağış bekleniyor.


Meta Açıklama:
36 il için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı yapıldı. Meteoroloji, 1 ilde turuncu, 35 ilde sarı kod verdi. Detaylar haberimizde.

Şunu dedin:

(ANTALYA) Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı 08.10.2025 10:14:12 Antalya / Asayiş / 1821133 (ANTALYA) Kız kaçırma kavgasında bir kişi ölmüştü, azmettirici iddiasıyla yargılanan iki sanığın savunmaları alındı ANTALYA (İHA) - Antalya'da kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan ve 1 kişinin pompalı tüfekle öldürüldüğü olaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada azmettirici suçlamasıyla yargılanan Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma yaparken, maktul Sefil Ünder'in eşi ve çocukları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Antalya'nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen olayda, kız kaçırma meselesi yüzünden çıkan kavgada Sefil Ünder (46) pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetmiş, Sultan Ünder (24) ise yaralanmıştı. Olay sonrası gözaltına alınan şüphelilerden Dursun A. tutuklanırken, Serkan D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya azmettirici suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada maktulün yakınları Alev Ü., Aslı Ü., Nazar Ü. ve Candar Ü. müşteki olarak yer aldı. "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu" Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu belirterek, dışarıdan gelen gürültü üzerine evinden çıktığını, Dursun A. ile Sefil Ünder'in tartıştığını gördüğünü söyledi. Tarafları ayırdığını, ortamı sakinleştirmeye çalıştığını ifade eden sanık, "Sefil en sevdiğim amca oğlumdu, hiçbir zaman aramızda tartışma olmadı. Ateş etme olayını görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. "Oğlum da ‘Ben vurmadım' diyor" Sanık Ümmühani Ü. ise olay günü orada olmadığını savunarak, "Denetimli serbestlikteydim, hastaneye ve cezaevine gittim. Taksiyi aradım, Zeytinköy'de ki teyzemin yanına gittim, eve döndüğümde polislerin çevirdiğini gördüm. Dursun benim oğlum, suçlamaları kabul etmiyorum. Oğlum da ‘Ben vurmadım' diyor" şeklinde konuştu. Ümmühani Ü., takside bulunduğu saatlerin incelenmesini istedi. "Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü" Müşteki Alev Ünder, ifadesinde olay sırasında cezaevinde bulunduğunu belirterek, "Eşimin öldürüldüğünü cezaevinde duydum. Eşim çocuklarımın önünde öldürüldü. Eşimi öldürenler Ümmühani Ü., Derya Ç. ve Dursun A.'dır. Şikayetçiyim" dedi. Müştekiden tehdit iddiası Müşteki Aslı Ü., babasının öldürülmesinden önce sanık Derya Ç.'nin tehditte bulunduğunu iddia etti. Olay günü Derya Ç.'nin Sultan Ü'ye "Bugün bu işi kan durduracak" dediğini anlatan Aslı Ü., "Derya Ç. silahı evden çıkarıp Dursun'a verdi, ‘Git sık' dedi. Dursun da iki el ateş etti, babam ve yengem vuruldu. Olay yerinde Beran Ç. de vardı. Serkan D. yoktu, suçu onun üzerine atmaya çalışıyorlar. Derya Ç.'nin ifadeleri yalan, şikayetçiyim" dedi. "Olay günü cezaevindeydim" Maktulün oğlu Candar Ü., olay sırasında cezaevinde olduğunu, yaşananları sonradan öğrendiğini belirterek sanıklardan şikayetçi oldu. Candar Ü., ifadesinin ardından duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarıldı. "Babam gözümün önünde vuruldu" Bir diğer müşteki Nazar Ü. ise babasının gözleri önünde öldürüldüğünü belirterek, "Ümmühani Ü. oğlunun yapacaklarından haberdardı. Derya Ç. silahı evinden getirip Dursun'a verdi. İkisi de azmettiricidir. Hâlâ olayın şokundayım, babamdan başka kimsem yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Serkan Dağ'ın savunmasının alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2025 tarihine ertelendi.

Fatsa Yazar şöyle dedi:

İşte haberin insancıl bir dille yeniden yazılmış, SEO kurallarına uygun versiyonu. Giriş paragrafı 600 karakterin üzerinde, içerikte iki adet H3 başlık yer alıyor ve sonunda meta açıklama bulunuyor:


Antalya'da Kız Kaçırma Kavgasında Ölen Kişinin Davası Başladı: İki Sanık Azmettiricilikten Yargılanıyor

Antalya’nın Kepez ilçesinde 7 Ocak 2025 tarihinde yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybettiği silahlı kavganın ardından açılan davanın ilk duruşması görüldü. Kız kaçırma meselesi nedeniyle çıkan olayda 46 yaşındaki Sefil Ünder yaşamını yitirirken, 24 yaşındaki Sultan Ünder yaralanmıştı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, olayın azmettiricisi oldukları iddia edilen Ümmühani Ü. ve Derya Ç. SEGBİS aracılığıyla savunma verdi. Olayda hayatını kaybeden Sefil Ünder’in eşi ve çocukları, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Davada tutuklu yargılanan sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddederken, mahkeme duruşmayı 2 Aralık 2025 tarihine erteledi.

“Babam Gözümün Önünde Vuruldu”

Maktulün kızı Nazar Ü., ifadesinde babasının gözleri önünde vurulduğunu belirterek sanıkların olaya doğrudan dahil olduğunu öne sürdü. Derya Ç.’nin silahı evden alıp Dursun A.’ya verdiğini, Ümmühani Ü.’nün ise oğlunun ne yapacağından haberdar olduğunu iddia etti. Maktulün oğlu Candar Ü. ise olay sırasında cezaevinde olduğunu, ancak sonrasında öğrendikleriyle sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Diğer müştekiler de olayın planlı gerçekleştiğini ve tehditlerin daha öncesinden başladığını iddia etti.

Sanıklar Suçlamaları Reddetti

Tutuklu sanıklardan Derya Ç., olay günü evinde bulunduğunu, çıkan gürültü üzerine dışarı çıktığını ve tarafları ayırmaya çalıştığını savundu. Ölen kişinin yakın akrabası olduğunu ve aralarında herhangi bir husumet olmadığını ifade etti. Ümmühani Ü. ise olay anında orada bulunmadığını, denetimli serbestlik kapsamında hastaneye ve cezaevine gittiğini, taksiyle teyzesinin yanına gittiğini belirtti. Oğlunun da suçu kabul etmediğini ifade eden Ümmühani Ü., cep telefonundaki saat verilerinin incelenmesini talep etti.


Meta Açıklama:
Antalya'da kız kaçırma kavgasında bir kişinin ölümüyle ilgili davada iki sanık azmettiricilikten yargılandı, duruşma ertelendi.

Şunu dedin:

Elazığ'da eylül ayında meydana gelen 307 kazada 3 kişi hayatını kaybetti 08.10.2025 10:00:31 Elazığ / Asayiş / 20251008AW554240 Fotoğrafı İndir Fotoğrafı İndir Fotoğrafı İndir IHAAW094243-ASA/8-10-2025 - Elazığ'da eylül ayında meydana gelen 307 kazada 3 kişi hayatını kaybetti (Fotoğraflı) Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu ELAZIĞ (İHA) - Elazığ'da eylül ayında meydana gelen 307 kazada 3 kişi hayatını kaybederken 223 kişi de yaralandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı, Elazığ'da eylül ayı kaza bilançosunu paylaştı. İstatistiklere göre kentte meydana gelen 307 kazada 3 kişi hayatını kaybederken 223 kişi de yaralandı. Kazaların 136'sı yaralanmalı olurken, 171'i ise maddi hasarlı gerçekleşti. Trafik kazalarında en sık görülen sürücü hataları ise şöyle sıralandı: "Yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uymamak. Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak. Şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamak. Arkadan çarpma, dönüş kurallarına uymamak, kırmızı ışık veya görevlinin dur ikazında durmamak. Taşıt giremez uyarısı bulunan yerlere girmek, yaya ve okul geçitlerinde yavaşlamamak, yayalara geçiş hakkı vermemek. Alkollü araç kullanmak, aşırı hız, geçme yasağı olan yerlerden geçmek ve hatalı şekilde veya yasak olan yerlere park etmek." (MK-CK-BK-NSO-Y)

Fatsa Yazar şöyle dedi:

İşte haberin SEO kurallarına uygun, tarafsız ve açık bir dille yeniden yazılmış versiyonu. Giriş paragrafı 600 karakterin üzerinde, içerikte iki adet H3 başlık yer alıyor. Metnin sonunda meta açıklama da bulunuyor:


Elazığ'da Eylül Ayında 307 Trafik Kazası Meydana Geldi: 3 Kişi Hayatını Kaybetti

Elazığ’da eylül ayı boyunca yaşanan trafik kazalarıyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından açıklanan veriler, kentte trafik güvenliği konusunda önemli uyarılar barındırıyor. Paylaşılan bilgilere göre, sadece bir ayda 307 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 3 kişi yaşamını yitirirken, 223 kişi de yaralandı. Kazaların 136’sı yaralanmalı, 171’i ise maddi hasarlı olarak kayıtlara geçti. Sürücü hatalarının öne çıktığı kazalarda, trafik kurallarına uyulmaması ve dikkatsizlik temel nedenler arasında yer aldı. Veriler, trafik güvenliği bilincinin artırılması gerektiğine işaret ediyor.

Sürücü Hataları Kazaların Başlıca Sebebi

Trafik Başkanlığı'nın raporunda yer alan en sık görülen sürücü hataları arasında; yol, hava ve trafik koşullarına uygun hareket etmemek, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak, şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etmek, arkadan çarpma ve dönüş kurallarına uymamak gibi davranışlar öne çıkıyor. Ayrıca kırmızı ışıkta geçmek, yayalara yol vermemek, alkollü araç kullanmak, aşırı hız, geçme yasağı olan yerlerden geçmek ve hatalı park gibi ihlaller de kazalara neden olan faktörler arasında yer aldı.

Elazığ’da Trafik Güvenliği İçin Uyarılar

Yetkililer, özellikle okul bölgeleri ve yaya geçitlerinde daha dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, trafik kurallarına uymayan sürücülerin hem kendi hayatlarını hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini tehlikeye attığını belirtiyor. Trafik kazalarının büyük oranda önlenebilir olduğu, bu nedenle bilinçli sürüş alışkanlıklarının teşvik edilmesi gerektiği ifade ediliyor.


Meta Açıklama:
Elazığ'da eylül ayında 307 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda 3 kişi hayatını kaybetti, 223 kişi yaralandı. Detaylar haberimizde.

Şunu dedin:

Hamas, barış anlaşması şartını açıkladı Güncelleme Tarihi: Ekim 08, 2025 10:20 #Hamas#İsrail#Müzakere Hamas, barış anlaşması şartını açıkladı HABER MERKEZİ/AA Oluşturulma Tarihi: Ekim 08, 2025 10:202dk okuma Hamas'ın üst düzey yetkilileri, Mısır'da gerçekleşen müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Fevzi Barhum ve Halil el-Hayye, İsrail ordusunun Gazze'den tamamen geri çekileceğine dair yazılı ve güvenilir garantiler talep ettiklerini belirtti. Hamas, İsrail'in Gazze'deki saldırıları üçüncü yılına girerken Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentindeki müzakerelerde, savaşın sonlanacağına ve israil ordusunun Gazze'den tamamen geri çekileceğine dair yazılı ve güvenilir garantiler talep etti Al Jazeera’ye konuşan üst düzey Hamas yetkilisi Fevzi Barhum, Mısır'daki müzakerecilerin saldırıların sona ermesini ve “işgal ordusunun Gazze'den tamamen çekilmesini” talep ettiğini açıkladı. Barhum, İsrail ordusunun Gazze’den çekilme süreciyle bağlantılı olarak Hamas'ın İsrailli rehineleri kademeli biçimde serbest bırakmayı planladığını belirtti. Hamas yetkilisi, müzakerelerde bu sürecin “karşılıklı güven ve eşzamanlı ilerleme” ilkesiyle yürütülmesinin hedeflendiğini belirtti. Bu yaklaşımın, hem ateşkes sürecinin hem de bölgesel istikrarın kalıcı hale gelmesi açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. "İLK ANLAŞMAYI İSRAİL BOZDU" Müzakerelerde Hamas heyetinin başkanlığını yapan Halil el-Hayye, Kahire el-İhbariyye televizyon kanalına açıklamalarda bulundu. Hayye, "saldırıların sonlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve Trump'ın planına göre hakkında konuşulan Filistinli esirlerin karşılığında İsrailli canlı ve cansız tüm esirlerin serbest bırakılması için sorumluluk sahibi ve olumlu bir tutumla hazır olduklarını" vurguladı. Buna rağmen İsrail'in Hamas'ın Trump'ın planı konusunda mutabık kaldıklarını duyurdukları zamandan bu yana Gazze Şeridi'nin kuzeyi başta olmak üzere öldürmeye, yardımları engellemeye devam ettiğini ifade eden Hayye, Tel Aviv'in daha önce yapılan ilk anlaşmayı (Kasım 2023) bozduğunu ve tamamlamadığını; bu yıl ise müzakere yapılırken yeniden saldırılara başvurduğunu aktardı. Hayye, "İsrail'in tarih boyunca verdiği sözlere bağlı kalmadığını" belirterek, "işgali tecrübe ettiklerini ve ona bir an bile itimat etmediklerini" vurguladı. Hamas heyeti başkanı Hayye, uluslararası toplumdan, ABD Başkanı Donald Trump'tan ve müzakerelere destek veren ülkelerden "gerçek teminatlar" talep etti. Filistin halkının iki yıldır devam eden saldırılar boyunca yaşadığı kaygıları, acıları ve üzüntüleri taşıdıklarını vurgulayan Hayye, Hamas'ın müzakereleri sorumluluk sahibi bir şekilde ve ciddiyetle yürüttüğünü belirtti. Hayye, Hamas'ın Filistin halkının istikrar, hürriyet, devlet kurma ve kendi kaderini tayin etme konularındaki hedef ve taleplerini gerçekleştirmeyi amaçladığını kaydetti. Hamaslı yetkili, saldırıların sonsuza dek son bulmasını, Filistin halkının, bölgedeki diğer halklar gibi istikrarlı bir hayat sürmesini istediklerini vurguladı. HAMAS İLE İSRAİL ARASINDAKİ MÜZAKERELER ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül'de İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve Gazze'de ateşkesi içeren 20 maddelik bir plan açıklamıştı. Hamas ise 3 Ekim'de Trump'ın Gazze planındaki esir değişimini kabul ettiğini ve diğer bazı maddelerin müzakere edilmesi gerektiğini bildirmişti. Trump da 4 Ekim'de Gazze'de ateşkes planına ilişkin sosyal medya hesabından yayınladığı video mesajda, Hamas'ın kalıcı barışı istediğine inandığını ve İsrail'in esirlerin çıkarılması için Gazze'yi bombalamayı derhal durdurması gerektiğini vurgulamıştı. İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada ise Tel Aviv yönetiminin Gazze'deki esirlerin serbest bırakılması için planın ilk aşamasını uygulamaya hazırlandığı bildirilmişti. Hamas ve İsrail heyetlerinin 5 Ekim'de esir takası ve Gazze'de ateşkes müzakereleri için Mısır'a ulaştığı belirtilmişti. Müzakerelerin 6 Ekim'de Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kentinde başladığı duyurulmuştu.

Fatsa Yazar şöyle dedi:

İşte haberin SEO uyumlu, insancıl ve sade bir dille yeniden yazılmış hali. Giriş paragrafı 600 karakterin üzerinde, içerikte iki adet H3 başlık bulunuyor ve metnin sonunda bir meta açıklama yer alıyor:


Hamas, Barış Anlaşması İçin İsrail'den Yazılı Güvence Talep Etti

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girerken, Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde yürütülen müzakerelerde Hamas cephesinden önemli açıklamalar geldi. Hamas’ın üst düzey yetkilileri Fevzi Barhum ve Halil el-Hayye, barış sürecinin ilerleyebilmesi için İsrail ordusunun Gazze’den tamamen çekileceğine dair yazılı ve güvenilir bir garanti talep ettiklerini duyurdu. Al Jazeera ve Kahire merkezli televizyon kanallarına konuşan Hamas temsilcileri, müzakerelerde karşılıklı güven esasına dayalı ve eş zamanlı ilerleme prensibinin ön planda olduğunu belirtti. Hamas, İsrailli rehinelerin kademeli olarak serbest bırakılmasının da bu süreçle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Hamas: "İlk Anlaşma İsrail Tarafından Bozuldu"

Hamas heyeti başkanı Halil el-Hayye, daha önce Kasım 2023’te varılan mutabakatın İsrail tarafından tamamlanmadığını ve bu yılki müzakereler sürerken yeniden saldırıların başladığını belirtti. Hayye, uluslararası toplumdan ve ABD Başkanı Donald Trump’tan sürece dair "gerçek teminatlar" talep ettiklerini söyledi. Hayye ayrıca, İsrail'in tarih boyunca verdiği sözleri tutmadığını öne sürerek, Hamas’ın barış için sorumlulukla hareket ettiğini ve Filistin halkının özgürlük, istikrar ve kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu vurguladı.

Ateşkes ve Esir Takası Müzakereleri Devam Ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül’de Gazze için 20 maddelik bir plan açıklamış, Hamas da bu planın esir değişimiyle ilgili kısmını kabul ettiğini duyurmuştu. Taraflar 5 Ekim’de Mısır’a ulaşırken, müzakereler 6 Ekim'de Şarm el-Şeyh’te resmen başlamıştı. İsrail Başbakanlık Ofisi ise, Gazze’deki esirlerin serbest bırakılmasına yönelik planın ilk aşamasını hayata geçirmeye hazırlandıklarını açıklamıştı. Müzakerelerdeki gelişmeler yakından takip ediliyor.


Meta Açıklama:
Hamas, İsrail ile barış için Gazze’den tam çekilme garantisi talep etti. Müzakerelerde ateşkes ve esir değişimi ön planda.

Şunu dedin:

Emeklilik yaşı yükselecek mi? AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, Türkiye'de emeklilik yaşının çok düşük olduğunu, emeklilik yaşıyla ilgili bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Zeybekçi'nin sözleri ne anlama geliyor? Emeklilik yaşıyla ilgili yeni bir düzenleme var mı? Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi Ahmet Kıvanç akivanc@haberturk.com Giriş: 08.10.2025 - 07:23 Güncelleme: 08.10.2025 - 07:23 ABONE OL ABONE OL Emeklilikte yaş tartışması ABONE OL Google-ABONE OL AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, Ekonomi Gazetesinden Canan Sakarya ve Besti Karalar’ın sorularını yanıtlarken, emeklilik yaşı ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Zeybekçi, “Emeklilik sistemi ile ilgili reform niteliğinde bir çalışma, emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi bir çalışma var mı?” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı: SORULARINIZ İÇİN: akivanc@haberturk.com “Emeklilik yaşı çok düşük. Bu konuda gelecek nesillere ihanet denebilecek kadar iddialı bir söz söyleyebiliriz. Emeklilik yaşıyla ilgili bir düzenleme yok ama yapılmalı mı? Evet kesinlikle yapılmalı. Ve bir daha dokunulmamalı. Siyaset ne zaman aciz ve kabiliyetsiz hale geldiğinde bizim oraların tabiriyle ‘Yörük, sürüsünden adak vermeye başlamamalı.’ İlk dokunduğumuz yer burası olmamalı. Bizim bazı şeyleri milli mutabakatla, her şeyi bir kenara bırakarak Anayasa’ya koymamız lazım. Bunları koyduğunuz zaman bir daha emeklilik yaşına gelip de dokunan olmaz.” Öncelikle belirtmek gerekir. Zeybekçi, emeklilik yaşı ile ilgili yeni bir düzenleme olmadığının altını çiziyor. Bununla birlikte, emeklilik yaşının çok düşük olduğunu, bir daha dokunulmamak üzere düzenleme yapılması gerektiğini belirtiyor. EMEKLİLİK YAŞI 75 YILDA 11 DEFA DEĞİŞTİ Türkiye’de emeklilik yaşı ile ilgili çok sık kanun değişikliği yapıldığı doğrudur. 1950 yılından bu yana 75 yıllık dönemde emeklilik yaşı konusunda 11 kanun çıkartıldı. 1950-1965 yılları arasında kadın ve erkeklerde emeklilik yaşı 60 olarak uygulandı. 1965-1969 arasında kadınlarda 55’e düşürülürken erkeklerde 60 yaş korundu. 1969 yılında ise yaş şartı kaldırıldı ve emeklilik koşulu 5000 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresi ile sınırlandırıldı. 1976 yılında kadınlarda sigortalılık süresi 20 yıla indirildi. 1986 yılında Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde emeklilik yaşı yeniden getirildi ve kadınlarda 55, erkeklerde 60 olarak belirlendi. 1992 yılında Süleyman Demirel hükümetince emeklilikte yaş koşulu yeniden kaldırıldı. Fiilen kadınların 38, erkeklerin 43 yaşında emekli olabilmesi sağlandı. Sosyal güvenlik sisteminin açık vermeye başlaması üzerine 1999 yılında emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 yıl olarak belirlendi. Sigortalı çalışmaya 8 Eylül 1999 tarihinden önce başlayanlar için ise kademeli geçiş öngörüldü. Geçiş döneminde 8 Eylül 1999 öncesi çalışmaya başlayan kadınların emeklilik yaşı kademeli olarak 40’tan 56’ya, erkeklerinki de 44’ten 58’e çıkartılacak idi. 2008 yılında çıkartılan 5510 Sayılı Kanun ise ilk defa sigortalı çalışmaya 2008 Mayıs ayından itibaren başlayanlarda emeklilik yaşını 65’e çıkardı. Bunlarda da emeklilik yaşı kademeli olarak artacak. Bir işverene bağlı (4/a) çalışanlarda 7200, kendi adına bağımsız (4/b) çalışanlarda ve kamu görevlilerinde (4/c) 9000 prim gününü 2035 yılı sonuna kadar tamamlayan kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabilecek. Söz konusu prim günlerini 2035’ten sonra tamamlayanların emeklilik yaşı ise her 2 yılda 1 yaş artacak. Kadın ve erkeklerin emeklilik yaşı 2048 yılında 65 yaşta eşitlenecek. KADEMELİ EMEKLİLİK BEKLENTİSİ ORTAYA ÇIKTI 2023 yılında çıkartılan emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi ile 8 Eylül 1999 tarihinden önce çalışmaya başlamış olanlarda yaş şartı tekrar kaldırıldı. EYT düzenlemesi öncesinde 7 Eylül 1999 tarihinde çalışmaya başlayan kadınlar 56, erkekler 58 yaşında, 8 Eylül 1999 tarihinde çalışmaya başlayan kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabiliyordu. Aralarında 2 yaş fark bulunuyordu. EYT düzenlemesinden sonra aradaki fark açıldı. Sigortalı çalışmaya bir gün önce başlayan ve koşulları sağlayan kadınların 38 yaşında, erkeklerin ise 43 yaşında emekli olabilmesi mümkün hale geldi. Böylece 2 yıllık fark erkeklerde 17 yıla, kadınlarda 20 yıla çıktı. Emekli olan yaklaşık 2,9 milyon EYT’linin içinde 38 ve 43 yaşında emekli olanların sayısı çok az olsa da ortaya çıkan bu yaş farkı 8 Eylül 1999 sonrasında çalışmaya başlayanlar açısından kademeli emeklilik beklentisi yarattı. FİİLİ EMEKLİLİK YAŞI DÜŞTÜ 1999 yılında her ne kadar emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak belirlenmiş ise de bu tarihten önce çalışmaya başlayanların emeklilik yaşı kademeli artırıldığı için fiili emeklilik yaşı daha düşüktü. EYT düzenlemesinden önce 2022 yılında SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanan kadın ve erkeklerin ortalama yaşı 53 iken, EYT’nin yürürlüğe girdiği 2023 yılında erkeklerde 49’a, kadınlarda 48’e düştü. Kadın ve erkeklerin ortalama yaşı 4 yıl kısalarak 53’ten 49’a geriledi. SSK’lıların ortalama ilk emeklilik yaşı 2024 yılında da aynen devam etti. 2024 yılında BAĞ-KUR’dan yaşlılık aylığı bağlananların ortalama ilk emeklilik yaşı erkeklerde 51, kadınlarda 56, genel ortalamada ise 52 olarak gerçekleşti. Memurların ilk emeklilik yaşı erkeklerde 56, kadınlarda 54 olmak üzere genel ortalamada 56 olarak gerçekleşti. EMEKLİLİK YAŞI ARTAR MI? EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 öncesi çalışmaya başlayanlar için fiili emeklilik yaşı düşmüş olsa da 8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında çalışmaya başlayan milyonlarca kişi için emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak uygulanıyor. İlk defa çalışmaya 2020 yılından sonra başlayan memurlar ve esnaf statüsündeki kişiler ile ilk defa çalışmaya 2024 yılından sonra başlayan işçi statüsündeki kişiler 65 yaşından önce emekli olamayacaklar. Çalışma hayatındaki milyonlarca kişi için emeklilik yaşı zaten yükselmiş durumda. İlk defa çalışmaya 2008-2020 yılları arasında başlayan kadınlar 58 - 64 yaşları arasında, erkekler 60 - 64 yaşları arasında emekli olabilecekler.

Fatsa Yazar şöyle dedi:

İşte haberin SEO kurallarına uygun, tarafsız ve sade bir dille yeniden yazılmış versiyonu. Giriş paragrafı 600 karakterin üzerinde, içerikte iki adet H3 başlık yer alıyor ve metnin sonunda meta açıklama bulunuyor:


Emeklilik Yaşında Yeni Düzenleme Gündemde Mi? Zeybekçi’den Dikkat Çeken Açıklama

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi’nin emeklilik yaşıyla ilgili yaptığı açıklama, emeklilik sistemi üzerine yürütülen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Zeybekçi, emeklilik yaşının Türkiye’de çok düşük olduğunu belirterek, "Gelecek nesillere ihanet denebilecek kadar iddialı bir söz söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. Şu anda emeklilik yaşına dair herhangi bir düzenleme yapılmadığını vurgulayan Zeybekçi, buna rağmen bir defaya mahsus ve kalıcı olacak şekilde, anayasal güvenceyle desteklenen bir emeklilik reformunun gerekli olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, kamuoyunda yeni bir düzenleme ihtimalini tartışmaya açtı.

Türkiye’de Emeklilik Yaşı Nasıl Değişti?

Türkiye’de emeklilik yaşı, 1950’den bu yana 11 kez yasal değişikliğe uğradı. 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunla birlikte emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e çıkarıldı. 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar için EYT düzenlemesiyle yaş şartı kaldırıldı, ancak sonrası için kademeli yaş uygulaması devam ediyor. EYT sonrası ortaya çıkan yaş farkları kamuoyunda tartışmalara yol açtı. 2023'te kabul edilen düzenleme sonrası, bazı kadınlar 38, erkekler ise 43 yaşında emekli olabildi. Buna karşın 2008 sonrası çalışmaya başlayanların emeklilik yaşı 65 olacak.

Fiili Emeklilik Yaşı Giderek Düşüyor

EYT düzenlemesinin ardından fiilen emekli olunan yaş da düşüş gösterdi. 2023 yılında SSK’dan emekli olan kadınların ortalama yaşı 48, erkeklerin ise 49 olarak kaydedildi. BAĞ-KUR’dan emekli olanlarda bu oranlar biraz daha yüksek seyretti. Memur emekliliğinde ise yaş ortalaması 54–56 aralığında kaldı. Ancak yeni başlayanlar için yasal emeklilik yaşı halen yükselmeye devam ediyor.