Elektrikli araçlara ve enerji depolama sistemlerine yönelik küresel talep hızla artarken, lityum piyasasına ilişkin dikkat çeken yeni bir rapor yayımlandı. Enerji ve emtia araştırma şirketi Wood Mackenzie tarafından hazırlanan analiz, mevcut yatırımların aynı hızda devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda lityum arzında ciddi bir açık oluşabileceğini ortaya koyuyor. Rapora göre enerji dönüşümünün hız kazanması, özellikle elektrikli araç üretimindeki artış nedeniyle lityum talebini hızla büyütüyor. Araştırmada, küresel lityum talebinin 2050 yılına kadar 5,6 milyon ton ile 13,2 milyon ton lityum karbonat eşdeğeri arasında değişebileceği belirtiliyor. İklim hedeflerinin daha iddialı şekilde uygulanması durumunda ise talebin 13 milyon tonun üzerine çıkabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, yeni maden yatırımları ve üretim kapasitesi artırılmazsa küresel lityum piyasasında ilk büyük arz açığının 2028 yılında ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

Elektrikli Araçlar Lityum Talebini Hızla Artırıyor

Araştırmada enerji dönüşümünün farklı hızlarda ilerlediği dört ayrı senaryo incelendi. Bu senaryolar, elektrikli araçların yaygınlaşma hızına bağlı olarak lityum arz ve talep dengesinin nasıl değişebileceğini ortaya koyuyor. En yavaş dönüşüm senaryosunda piyasanın 2037 yılına kadar dengede kalabileceği, ardından arz açığının ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. Temel senaryoda ise mevcut projelerin kısa vadede talebi karşılayabileceği ancak 2030’lu yılların ortalarına doğru artan elektrikli araç üretimi nedeniyle arz üzerinde baskı oluşabileceği belirtiliyor. Ülkelerin mevcut iklim taahhütlerinin dikkate alındığı senaryoya göre lityum arzındaki açığın 2029 civarında başlaması öngörülüyor. Bu tabloda 2050 yılına kadar yaklaşık 6,7 milyon ton ek lityum üretimine ihtiyaç duyulabileceği hesaplanıyor. En hızlı enerji dönüşümünü içeren Net Zero senaryosunda ise lityum arzındaki açığın 2028 yılında başlaması ve uzun süre devam etmesi bekleniyor.

Enerji Depolama Sistemleri De Talebi Büyütüyor

Lityum talebindeki artışın önemli bir kısmı elektrikli araçlardan kaynaklanırken, enerji depolama sistemleri de bu büyümeyi destekleyen önemli alanlardan biri olarak gösteriliyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının artmasıyla birlikte, üretim ve tüketim arasındaki dalgalanmaları dengelemek için büyük batarya sistemlerine ihtiyaç duyuluyor. Rapora göre enerji depolama çözümlerine yönelik talep önümüzdeki yıllarda yıllık yüzde 6 ila yüzde 7 arasında büyüme gösterecek. Lityum arzındaki açığın azaltılmasında geri dönüşümün önemli bir kaynak olabileceği belirtilse de kısa vadede bu yöntemin tek başına yeterli olmayacağı ifade ediliyor. Analizde, yeni maden projeleri, rafinaj tesisleri ve tedarik zinciri yatırımları için küresel ölçekte 104 milyar dolar ile 276 milyar dolar arasında yatırım gerekebileceği belirtiliyor. Bu yatırımların 2030 ile 2034 yılları arasında en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor.