Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin geleceği yeniden Ankara ile Washington arasındaki görüşmelerin ana başlıklarından biri oldu. Peki S-400’ler Türkiye’de kalacak mı, Rusya’ya mı gönderilecek, yoksa başka bir ülkeye mi devredilecek? Sistemlerin geleceğine ilişkin hangi seçenekler görüşülüyor? Atılacak olası bir adım Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını sağlayabilir mi? Kulislerde dört farklı senaryodan söz edilirken, S-400’lerin Körfez bölgesindeki üçüncü bir ülkeye satılması veya devredilmesi daha güçlü ihtimal olarak öne çıkıyor. Ancak Ankara, Moskova ve Washington’dan sürecin tamamlandığını gösteren ortak ve resmî bir açıklama henüz gelmedi.
S-400’ler İçin Masadaki 4 Senaryo Ne?
Görüşmelerde değerlendirildiği öne sürülen ilk seçenek, S-400 sistemlerinin Türkiye’nin mülkiyetinde kalması ancak aktif hâle getirilmeden depoda tutulması. ABD tarafının geçmişten bu yana sistemlerin yalnızca çalıştırılmamasını yeterli görmediği ve Türkiye’de bulunmasına da karşı çıktığı biliniyor.
İkinci seçenekte sistemlerin Türkiye’de, ABD veya NATO denetimine açık bir tesiste tutulması yer alıyor. Basına yansıyan bilgilere göre Washington yönetimi, S-400’lerin Türkiye sınırları içinde kalacağı bu modele sıcak bakmıyor. ABD’nin yaptırımların kaldırılması için sistemlerin Türk ordusunun erişiminden tamamen çıkarılmasını istediği aktarılıyor.
Üçüncü senaryo, S-400’lerin üretici ülke Rusya’ya iade edilmesini kapsıyor. Bu seçeneğin uygulanması hâlinde sistemler için ödenen bedelin nasıl karşılanacağı, sözleşme şartları ve Ankara-Moskova ilişkileri gibi konuların ayrıca ele alınması gerekiyor. Daha önce Türkiye’nin sistemleri Rusya’ya geri vermek istediğine dair iddialar gündeme gelmiş, Milli Savunma Bakanlığı ise Aralık 2025’te yeni bir gelişme olmadığını açıklamıştı.
Dördüncü seçenek ise sistemlerin Rusya’nın onayıyla üçüncü bir ülkeye satılması veya devredilmesi. Bu modelde Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın adı geçerken, sistemlerin Körfez bölgesine gönderilebileceği ileri sürülüyor. Üçüncü ülkeye yapılacak bir devir için üretici Rusya’nın onayının gerektiği belirtiliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da konunun hassas olduğunu ve Türk tarafıyla temasların sürdüğünü açıkladı.
En Güçlü Formül Körfez Ülkesine Devir Mi?
Ankara ve Washington arasındaki görüşmelere ilişkin haberlere göre en güçlü seçenek, S-400’lerin bir Körfez ülkesine satılması veya devredilmesi. Bu formülün ABD açısından temel amacı, Rus sistemlerinin Türkiye’deki F-35 uçakları ve NATO altyapısıyla aynı ortamda bulunmasını engellemek.
S-400’lerin Türkiye’den çıkarılması hâlinde CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılması yönündeki görüşmelerin hızlanabileceği belirtiliyor. Türkiye, S-400 alımı sonrasında 2019 yılında F-35 programından çıkarılmış, Savunma Sanayii Başkanlığına Aralık 2020’de CAATSA kapsamında yaptırım uygulanmıştı.
Basında yer alan son iddialarda sistemlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Dubai üzerinden aktarılabileceği ileri sürüldü. Katar da adı geçen ülkeler arasında bulunuyor. Buna karşılık hangi ülkeyle görüşüldüğü, satış bedeli, sistemlerin hukuki statüsü ve Rusya’nın izni konusunda resmî ayrıntılar paylaşılmadı.
Bu nedenle üçüncü ülkeye devir seçeneği mevcut haberlerde en güçlü model olarak gösterilse de satışın tamamlandığına ilişkin kesinleşmiş resmî bilgi bulunmuyor. Sürecin netleşmesi için Türkiye, Rusya ve muhtemel alıcı ülkenin yapacağı açıklamalar bekleniyor.
