İ̇mamoğlu Davasında Taşçıdan İ̇şten Çıkarılma Ve Baskı Açıklaması

İmamoğlu davasının 24. gününde savunma yapan tutuksuz sanık Mehmet Recep Taşçı, ihale süreçlerinde karar verme yetkisi bulunmadığını savundu. Taşçı, imzaları doğrudan bir zorlama olmadan, talimatlara uymaması halinde işini kaybetme endişesiyle attığını ve ifade verdikten 10 gün sonra işten çıkarıldığını söyledi.

İ̇mamoğlu Davasında Taşçıdan İ̇şten Çıkarılma Ve Baskı Açıklaması

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen duruşmanın 24. gününde, İBB iştirak şirketlerinden Medya A.Ş.’nin Satınalma ve İhale Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Mehmet Recep Taşçı dinlendi.

Soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Taşçı, emniyet ve savcılıkta verdiği beyanların arkasında olduğunu belirtti. İhale süreçlerinde kişi ya da firma belirleme ve karar verme yetkisinin bulunmadığını söyleyen Taşçı, üst yönetim tarafından belirlenen kişi veya firmaların satın alma birimine bildirildiğini, kendisinin ise yalnızca evrak ve idari işlemleri yürüttüğünü ifade etti.

Taşçı, 11 Kasım 2025 tarihli iddianamenin ortaya çıkmasının ardından yaklaşık 10 yıldır çalıştığı işinden yaklaşık iki hafta içinde çıkarıldığını anlattı. Bu işleme karşı dava açtığını ve davanın halen devam ettiğini belirten Taşçı, “Tüm bildiklerimi emniyette ve savcılıkta anlattım. Emniyet ve savcılıkta vermiş olduğum ifadeleri aynen teyit ediyor ve beyanlarımın arkasında olduğumu ifade ediyorum. Herhangi bir ihale usulsüzlüğüne katılmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatımı talep ediyorum” dedi.

İhalelere İlişkin Soruları Yanıtladı

Cumhuriyet savcısının, ihalelere hangi firmaların katılacağı ve tekliflerin hangi düzeyde belirlendiğine ilişkin ifadelerini sorması üzerine Taşçı, iletişim koordinasyonundan hangi firmaların hangi ihaleye gireceği ve işin hangi rakama alınacağının önceden bildirildiğini öne sürdü. Bu doğrultuda işlemleri yaptıklarını belirten Taşçı, bilgilerin doğrudan kendisine gelmediğini, bildiği kadarıyla İletişim Koordinasyonu tarafından müdürü Gökhan Köseoğlu’na veya genel müdüre aktarıldığını söyledi.

Firari sanık Emrah Bağdatlı’yı tanıdığını belirten Taşçı, Bağdatlı’nın Medya A.Ş.’de herhangi bir görevinin bulunmadığını ifade etti. Taşçı, Bağdatlı’nın medya şirketi ve kültür şirketi başta olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren firmaları üzerinden çok sayıda ihale aldığı bilgisinin bulunduğunu savundu.

Taşçı, Bağdatlı’nın şirketlerine yönelik ödemelerde inisiyatif kullanıldığını da söyledi. Savcının, bu uygulamanın Bağdatlı’nın resmi şirketleriyle mi yoksa iddianamede gayriresmi ortaklığı bulunduğu ileri sürülen şirketlerle mi ilgili olduğunu sorması üzerine Taşçı, 2022’den sonra Bağdatlı’nın kendi resmi şirketiyle iş yapmadığını, işlemlerin kullandığı diğer firmalar üzerinden yürüdüğünü belirtti.

Bağdatlı’nın ödemeleri konusunda kolaylık sağlanıp sağlanmadığı sorusuna da yanıt veren Taşçı, “Yüzde 100 değil ama bazı dosyalar için aradığı zaman erken ödeme çıkarttıklarını biliyorum” dedi.

“İşimi Kaybetme Endişemiz Vardı”

Tutuklu sanık Murat Ongun da Taşçı’ya sorular yöneltti. Ongun, İstanbul Büyükşehir Encümeni’nde Genel Sekreter, iki Genel Sekreter Yardımcısı, üç Daire Başkanı ve beş Meclis üyesinden oluşan 10 kişilik heyet tarafından yapılan ihalelerin usulsüz olduğunu iddia edip etmediğini sordu.

Taşçı, ihalelerin kısmen Medya A.Ş.’ye göre planlandığını savundu. Ongun’un, bunun ağır bir iddia olduğunu ve neye dayanarak böyle söylediğini sorması üzerine Taşçı, “Biliyorum, işin içindeyim diyorum size” yanıtını verdi.

Ongun, Taşçı’nın daha önceki ifadesinde yer alan “İhale dosyalarında bulunan imzaları üstlerimin zorlaması ve baskısıyla attım” sözlerini de gündeme getirdi ve kendisini kimin zorladığını sordu. Taşçı ise fiziksel ya da doğrudan bir zorlama olmadığını belirterek, “Talimatları yerine getirmememiz halinde işimizi kaybetme endişemiz vardı. Zorlama da bizim açımızdan ya da benim açımdan en azından buydu. Nitekim ben ifade verdikten 10 gün sonra işten çıkartıldım” dedi.