Benzin, motorin ve LPG fiyatlarında 1 Ekim 2026 Perşembe günü itibarıyla yeni bir zam dalgası yaşanabileceği belirtiliyor. Akaryakıt fiyatlarını yakından takip eden araç sahipleri, benzine, motorine ve LPG’ye zam gelip gelmeyeceğini ve olası artışların ne zaman pompaya yansıyacağını araştırıyor.
Sektör kaynaklarının beklentisine göre benzinin litre fiyatına 12,47 TL, motorinin litre fiyatına 3,60 TL ve LPG’nin litre fiyatına 1,48 TL zam yapılması öngörülüyor. Benzinde fiyat artışlarını sınırlayan eşel mobil uygulamasının 1 Ekim itibarıyla sona ermesi beklenirken, biriken maliyetlerin pompa fiyatlarına yansımasıyla benzinin litre fiyatının 90 TL’yi aşabileceği ifade ediliyor.
Büyükşehirlerde Güncel Akaryakıt Fiyatları
Zam beklentisi öncesinde İstanbul, Ankara ve İzmir’deki güncel pompa fiyatları il ve yaka farklılıklarına göre değişiyor. İstanbul’un Avrupa Yakası’nda benzinin litresi 80,40 TL, motorinin litresi 93,50 TL, LPG’nin litresi ise 34,99 TL seviyesinde bulunuyor.
İstanbul Anadolu Yakası’nda benzin 80,30 TL’den, motorin 93,30 TL’den, LPG ise 34,40 TL’den satılıyor. Ankara’da benzinin litre fiyatı 81,40 TL, motorinin litre fiyatı 94,60 TL, LPG’nin litre fiyatı 35,09 TL olarak sıralanıyor.
İzmir’de ise güncel fiyatlar benzinde 81,70 TL, motorinde 94,90 TL ve LPG’de 34,99 TL seviyesinde seyrediyor. Serbest piyasa koşulları nedeniyle fiyatlar şehirler arasında, aynı şehirde farklı yakalarda ve dağıtım şirketlerine göre değişiklik gösterebiliyor.
Akaryakıta Zam Beklentisinin Nedeni
Akaryakıtta sürücüleri ilgilendiren yeni artış beklentisinin temel başlıklarından biri, benzinde fiyat artışlarını sınırlayan eşel mobil uygulamasının 1 Ekim’de sona ermesi. Uygulamanın sona ermesiyle daha önce biriken maliyetlerin pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor.
Bu kapsamda sektör kaynakları benzinde 12,47 TL, motorinde 3,60 TL ve LPG’de 1,48 TL’lik artış öngörüyor. Ancak kaynak metinde yer alan bilgilere göre söz konusu rakamlar zam beklentisini ifade ediyor. Güncel pompa fiyatları, fiyatlandırma sürecindeki maliyetlere ve serbest piyasa koşullarına bağlı olarak farklılık gösterebiliyor.
Akaryakıt Fiyatları Nasıl Hesaplanıyor?
Türkiye’de akaryakıt fiyatlandırması, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu çerçevesinde yürütülüyor. Sistem, 1 Ocak 2005’ten bu yana serbest piyasa esasına dayanıyor. Bu çerçevede Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) doğrudan fiyat belirlemiyor. Rafinerici ve dağıtıcı lisansı bulunan şirketler, en yakın erişilebilir dünya piyasasını dikkate alarak kendi tavan fiyatlarını hesaplıyor ve bu fiyatları EPDK’ya bildiriyor.
Hesaplamanın ilk aşamasında günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ile günlük dolar kuru kullanılıyor. Bu iki verinin çarpılması sonucunda ürünün Türk lirası cinsinden gümrüksüz maliyeti, başka bir ifadeyle gümrüksüz rafineri fiyatı ortaya çıkıyor.
Gümrüksüz rafineri fiyatına Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve EPDK payı eklenerek KDV hariç rafineri satış fiyatı hesaplanıyor. Bu hesaplama, “Gümrüksüz Rafineri Fiyatı + ÖTV + EPDK Payı = Rafineri Satış Fiyatı” şeklinde uygulanıyor.
Rafineri satış fiyatının üzerine nakliye veya navlun maliyeti, dağıtıcı payı, bayi payı ve Katma Değer Vergisi (KDV) ekleniyor. Böylece akaryakıtın bayi, yani pompa satış fiyatı belirleniyor.
Serbest piyasa sistemi nedeniyle dağıtım şirketleri bayileri için tavan fiyat belirleyebiliyor ya da fiyat tavsiyesinde bulunabiliyor. Taşıma mesafesi ve yerel rekabet koşulları da fiyatları etkileyebildiği için aynı akaryakıt ürünü, farklı şehirlerde ve farklı şirketlerde küçük fiyat değişimleriyle satışa sunulabiliyor. Kanun ayrıca EPDK’ya istisnai durumlarda fiyatlara sınırlı süreyle müdahale etme yetkisi tanıyor. Geçmişte bu kapsamda iki aylık tavan fiyat uygulaması yapılmıştı.

