Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Peki Arif Ahmet Denizolgun kimdir, ne zaman ve neden öldü? Ölümünün kayıtlara yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak geçmesine rağmen dosya neden yeniden açıldı? Denizolgun’a ölümünden önce 36 saat boyunca ulaşılamadığı iddiası, cansız bedeninin bulunmasının ardından polise yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği öne sürülmesi ve otopsi görüntüleriyle ilgili farklı yazışmalar soruşturmayı hangi noktaya taşıdı? 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölümün şüpheli olarak değerlendirilmesinin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın kapsamını genişletti. Savcılık açıklamasına göre Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “Adam Öldürme” suçlaması kapsamında yürütülen soruşturmanın yanı sıra otopsi sürecinde görev alan bazı isimler hakkında da inceleme başlatıldı.
Arif Ahmet Denizolgun’un Ölümü Neden Şüpheli Bulundu?
“Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindeki isimler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, Kuriş’in dayısı olan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölüm dosyası da yeniden incelemeye alındı. Denizolgun’dan kalan gıda şirketinin yeğenleri tarafından ele geçirilmeye çalışıldığı yönündeki iddialar da soruşturma dosyasındaki konular arasında yer aldı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Denizolgun’un otopsisine ait görüntüler yeniden incelendi. 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölümün şüpheli olarak değerlendirilmesi üzerine soruşturmanın kapsamı genişletildi.
Savcılık, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın “Adam Öldürme” suçlaması kapsamında sürdüğünü bildirdi. Bunun yanında Denizolgun’un ölümünü “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” şeklinde raporlayan doktorlar hakkında da soruşturma başlatıldı.Dosyadaki önemli konulardan biri de otopsi görüntülerine ilişkin Adli Tıp Kurumu yazışmaları oldu. Başsavcılığın taleplerine ilk aşamada otopsi video kaydının bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise görüntülerin mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı.Başsavcılığın açıklamasında, otopsi kaydına ilişkin farklı bilgi verdiği belirtilen Adli Tıp Kurumu idarecisi ile ilgili de “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
Soruşturma kapsamında fethi kabir işleminden elde edilen bulguların yanı sıra HTS kayıtları, Denizolgun’a yapılan ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile gerçekleştirilen yazışmaların da inceleneceği bildirildi.Denizolgun’un ölüm nedeni daha önce yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak kayıtlara geçmişti. Ancak savcılık, eski bakana ölümünden önce yaklaşık 36 saat boyunca ulaşılamadığı iddiasını da araştırmaya aldı. Telefon kayıtları, olay günü çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri ve Denizolgun’un son görüldüğü saatlere ilişkin bilgiler dosya kapsamında incelendi.Soruşturmaya yansıyan iddialara göre Denizolgun’un cansız bedeni bulunduktan sonra ilk olarak yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ile özel doktoru Nurettin Demirkol’a haber verildi. Kuriş ve Demirkol’un olay yerine gelmesinin ardından polise yaklaşık 4 saat sonra bilgi verildiği öne sürüldü. Savcılık, bu sürede neler yaşandığını ve emniyet birimlerine neden daha sonra haber verildiğini araştırıyor.Denizolgun’un kesin ölüm nedeninin belirlenmesine yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla fethi kabir işlemi de yapılmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından alınan örnekler, işlemlerin tamamlanmasının ardından Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezara yeniden defnedildi. Örnekler üzerinde gerçekleştirilecek incelemelerin ardından ölüm nedenine ilişkin rapor hazırlanması bekleniyor.
Arif Ahmet Denizolgun Kimdir?
Arif Ahmet Denizolgun, 11 Mayıs 1956 tarihinde dünyaya geldi. Mesleği mimarlık olan Denizolgun, daha sonra siyasete girerek Refah Partisi bünyesinde görev aldı.1995 genel seçimlerinde Antalya milletvekili seçilen Denizolgun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. 28 Şubat sürecinin ardından siyasi çalışmalarını bağımsız olarak sürdürdü.Denizolgun, ANASOL-D koalisyonu döneminde Ulaştırma Bakanlığı görevini üstlendi. Siyasi yaşamının yanı sıra iş dünyasındaki faaliyetleriyle de bilinen Denizolgun’un ölümünün ardından yürütülen soruşturma, 2026 yılında yapılan yeni incelemeler ve bilirkişi değerlendirmesiyle yeniden gündeme geldi.