Mersin'in Anamur ilçesinde, dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in bir pasajda hayatını kaybetmesiyle ilgili davada savcı mütalaasını açıkladı. Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında savcı, tutuklu sanık N.U. hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebinde bulundu.
Duruşmaya Eyüp Can'ın ailesi ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık N.U. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Bir önceki celsede adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme alanlarında uzman bilirkişiye gönderilen dosyanın mahkemeye ulaşmasının ardından savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu.
Eyüp Can Pasajda Hareketsiz Bulundu
Olay, 29 Temmuz 2025 sabaha karşı Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı'ndaki Osman Sinanoğlu isimli pasajda meydana geldi. İddiaya göre 24 yaşındaki N.U., dönercide çalışan Eyüp Can Güner'i kovaladı. Çocuğu pasajın sokağına kadar takip eden N.U.'nun ardından Eyüp Can gözden kayboldu.
Eyüp Can'ın çalıştığı iş yerine dönmemesi üzerine iş arkadaşları arama başlattı. Pasaja giren çalışanlar, çocuğu zemin katta hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Çağrı Merkezi ekipleri, Eyüp Can'ın yaşamını yitirdiğini belirledi.
Otopside, çocuğun kafa travması, vücudundaki kemik kırıkları, kesi ve iç organ yaralanmaları nedeniyle hayatını kaybettiği tespit edildi. Gözaltına alınan N.U., ilk aşamada “ihmali davranış sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Eyüp Can'ın sokakta yürüdüğü ve ardından N.U.'nun kendisini kovalamaya başlaması üzerine kaçtığı anlar yer aldı.
Savcı Kasten Öldürme Suçundan Ceza İstedi
Savcılık mütalaasında, sanığın savunmalarıyla somut deliller arasında çok sayıda çelişki bulunduğu ve bu anlatımların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi. İddianamede sanığın ihmali davranışla kasten öldürme kapsamında cezalandırılması istenmiş olsa da savcı, dosyadaki deliller doğrultusunda olayın kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mütalaada, Eyüp Can'ın sanık tarafından iş hanı içinde yakalandığı, sırtı iş hanının boşluğuna dönükken sanığın iteklemesiyle dengesini kaybederek orta boşluğa düştüğü aktarıldı. Çocuğun, aşağıdaki tabela köşesine çarptıktan sonra zemine düşmesi sonucu ölümcül yaralanmalar yaşadığı ifade edildi. Bu gerekçelerle N.U.'nun Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-e maddesi uyarınca, kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
Sanık Suçlamaları Reddetti
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan N.U., Adana'dan Mersin'e döner ustası olarak geldiğini ve kendisinin de 12 yaşında bir kardeşi bulunduğunu söyledi. Bir çocuğa karşı böyle bir eylemde bulunmasının mümkün olmadığını savunan N.U., suçlu olması halinde itiraf edeceğini belirtti.
Olayın daha önce anlattığı şekilde gerçekleştiğini ileri süren sanık, “Eyüp Can benim de kardeşimdi, medya üzerinden baskı yapılmaktadır. Eyüp Can için ben de adalet istiyorum. Yapılanın yanına kâr kalmasını istemem” dedi. Polislerin kendisine Eyüp Can'ın öldüğünü söylediğinde buna inanamadığını ifade eden N.U., anneden özür diledi. Sanık, gerçekler ortaya çıktığında suçsuz olduğunun anlaşılacağını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Eyüp Can'ın annesi Güllü Can ise sanığın özrünü kabul etmediğini söyledi. Anne Can, N.U.'nun çocuğa karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını ve hakkında herhangi bir indirim uygulanmamasını istedi.
Bilirkişi Raporundaki Değerlendirmeler
Bir önceki duruşmada dosyaya giren bilirkişi raporunda, Eyüp Can'ın iş merkezinin zemin üstü giriş katından yaklaşık 4 metre yükseklikten düştüğü belirtildi. Rapora göre çocuk, sırtı bina iç tarafına dönük şekilde, zemin kattaki havuza dayalı tabelanın üst bölümüne sol koltuk altı ve gövdesiyle çarptı; ardından baş üstü karo beton zemine düştü.
Ölümcül yaralanma biçiminin yüksekten düşme ve zemine çarpma mekanizmasıyla tıbben uyumlu olduğu, ölümün kesici veya delici alet yaralanması sonucu gerçekleştiğini gösteren yeterli tıbbi bulgu bulunmadığı kaydedildi. Yaklaşık 4 metreden beton zemine düşmenin, raporda tıkırtı düzeyinde olmayan, 90-100 desibel arasında bir ses çıkarabileceği değerlendirildi.
Raporda ayrıca Eyüp Can'ın yaklaşık 4 metre yükseklikten 2,8 saniyede ve hızla düşmesinin, bedenin üst tarafına önden alınacak bir basınçla mümkün olabileceği ifade edildi.
Mahkeme heyeti, avukatların mütalaaya karşı savunmalarını hazırlaması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Sanık N.U.'nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

