Asya borsalarında, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin durma noktasına gelmesinin ardından petrol fiyatları ve tahvil faizlerinde yaşanan yükselişin etkisiyle Çin hariç negatif bir seyir izlendi. ABD-İran hattındaki diplomatik gerilim, piyasalarda jeopolitik risk algısını artırırken, yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden oldu.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları güçlendirebileceği ve bunun ABD Merkez Bankasını (Fed) daha fazla faiz artırımına yöneltebileceği yönündeki endişeler, hisse senedi ve tahvil piyasalarında satış baskısını beraberinde getirdi. Tahvil faizlerindeki yükselişin özellikle borçlanma maliyetlerini artıracağı beklentisi, teknoloji şirketlerinin hisselerinde düşüşe yol açtı.
ABD ile İran arasındaki diplomatik görüşmelerde ilerleme kaydedilememesi sonrasında kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,6 artışla 107 dolardan işlem gördü. Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, enerji maliyetleri ve enflasyon görünümüne ilişkin kaygıları yeniden gündeme taşıdı.
Japonya Ve Güney Kore Borsaları Geriledi
Asya piyasalarında yükselen petrol fiyatları ve tahvil faizlerinin etkisiyle Şanghay dışındaki endekslerde düşüş öne çıktı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,47 değer kaybederek 65.571 puandan kapandı. Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 0,27 düşüşle 6.870,81 puana geriledi.
Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise bölgedeki genel negatif görünümden ayrıştı. Endeks yüzde 0,24 yükselerek 3.832 puana çıktı. Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,52 azalışla 24.521 puan seviyesine inerken, Hindistan’da Sensex endeksi yüzde 0,18 düşüşle 72.637 puanda bulunuyor.
Teknoloji hisselerinde görülen gerileme, Asya piyasalarındaki satış baskısının başlıca unsurlarından biri oldu. Yükselen faizlerin teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerini artıracağına yönelik beklentiler, söz konusu şirketlerin hisselerinde düşüşe neden oldu.
Avustralya’da Politika Faizi Artırıldı
Asya-Pasifik bölgesinde para politikası tarafında da önemli bir gelişme yaşandı. Avustralya Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,60’a yükseltti.
Faiz artışı, bölgede merkez bankalarının enflasyonist baskılara karşı para politikası araçlarını kullanmayı sürdürdüğünü gösteren gelişmeler arasında yer aldı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve tahvil faizlerindeki hareketlilik, yatırımcıların merkez bankalarının gelecekteki adımlarına ilişkin beklentilerinde etkili oldu.
Çin Ve Japonya Arasında Tayvan Gerilimi
Jeopolitik gündemde ise Çin ile Japonya arasındaki diplomatik gerilim öne çıktı. Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ülkesini ziyaret eden Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği (JAPIT) Başkanı Takeşi Ivaya’yı Pekin’de kabul etti.
Görüşmede bu yılın, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Japon savaş suçlularının yargılandığı Tokyo Duruşmaları’nın 80. yılı olduğunu hatırlatan Vang, Japonya’nın tarihten ders çıkarmaması ve savaş sonrası “Barış Anayasası”na meydan okuması durumunda geleceğe ilerleyemeyeceğini söyledi.
Vang, “Japonya tarihten ders çıkarmaz ve savaş sonrası ‘Barış Anayasası’na meydan okuyup, saldırganlık geçmişini geri getirmeye ve savaş suçlularını diriltmeye çalışırsa, geleceğe ilerlemek bir yana dünyaya yüzünü dahi dönemeyecektir, geleceği de olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Çinli Bakan ayrıca, Japonya için acil görevin, liderlerinin Tayvan sorunuyla ilgili hatalı söz ve eylemlerini düzeltmesi, tarihsel sorunlara doğru yaklaşması ve Çin’e ilişkin akılcı ve objektif bir anlayış benimsemesi olduğunu belirtti.
Vang’ın açıklamaları, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Çin ile egemenlik ihtilafı bulunan Tayvan’a askeri müdahale ihtimalini gündeme getiren sözlerinin ardından Pekin ile Tokyo arasında başlayan diplomatik gerilimin devamı olarak değerlendirildi.
