Canik Heyelanı Davasında Sanıklar Bilirkişi Raporuna İtiraz Etti

Samsun Canik'te akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda Adem Kaya ile iki kızının yaşamını yitirdiği, Çiğdem Kaya'nın yaralandığı davada sanıklar bilirkişi raporlarına itiraz etti. Mahkeme, tutuklu sanık Mehmet Zeki Gedikli'nin tahliye talebini reddederek duruşmayı 1 Aralık'a erteledi.

Canik Heyelanı Davasında Sanıklar Bilirkişi Raporuna İtiraz Etti

Samsun'un Canik ilçesinde, akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelan sonucu Adem Kaya ile iki kızının hayatını kaybettiği, eşi Çiğdem Kaya'nın ise yaralandığı olayla ilgili davanın görülmesine devam edildi. Daha önce Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, bu mahkemenin kapatılmasının ardından Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne devredildi.

27 Nisan 2025 gecesi Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde meydana gelen olayda, araçlarını yıkayan Adem Kaya (35), eşi Çiğdem Kaya (31) ve kızları Açelya Mina (7) ile Ayla (5) toprak kayması nedeniyle göçük altında kaldı. Baba Adem Kaya ile iki kızı olay yerinde yaşamını yitirirken, Çiğdem Kaya yaralı olarak kurtarıldı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın iş güvenliği ihmali sonucu meydana geldiği belirtildi. Akaryakıt istasyonunun sahibi Mehmet Zeki Gedikli ile işletmede fiilen müdür gibi hareket ettiği belirtilen Kemal Yıldırım hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 85/2. maddesi kapsamında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Sanıklar Raporlara Karşı Çıktı

Yeni mahkemede görülen duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Zeki Gedikli, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanık Kemal Yıldırım ise salonda hazır bulundu. Dosyaya gelen bilirkişi raporu taraflara sorulurken, raporda sanıkların kusurlu bulunduğu belirtildi.

Mehmet Zeki Gedikli, bilirkişi raporlarına itiraz ederek raporların olay yerine gelinmeden hazırlandığını ve kendisine tebliğ edilmediğini savundu. Gedikli, “Ben birinci bilirkişi raporunu kabul etmiyorum. İkinci bilirkişi raporu mağdur tarafından alınan bir rapor. Bu rapor bana tebliğ edilmedi” dedi.

Üçüncü raporda asli kusurlu olmadığının belirtildiğini, buna rağmen iş güvenliği uzmanının kendisine tebliğ etmiş gibi yüzde 30 kusur verildiğini ileri süren Gedikli, işini ihmal eden biri olmadığını söyledi. Yaklaşık 17 aydır tutuklu olduğunu belirten sanık, tahliye talebinde bulundu.

Tutuksuz sanık Kemal Yıldırım da iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan belgeyi neden imzaladığını anlattı. Yıldırım, iş güvenliği uzmanının belgeyi getirdiğini, Mehmet Zeki Gedikli'nin tutuklu olması nedeniyle kendisinin imzaladığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.

Çiğdem Kaya: Doğal Afet Olarak Kabul Etmiyorum

Duruşmada söz alan Çiğdem Kaya, eşi ve iki kızını kaybetmenin acısını yaşadığını ifade etti. Heyelanın doğal afet olarak değerlendirilmesini kabul etmediğini belirten Kaya, olayda ihmalkarlık bulunduğunu söyledi.

Kaya, olayın ardından tedavisinin sürdüğünü, sol kolunu omzuna kadar kullanamadığını, sol bacağında, kalçasında ve diz kapağı bölgesinde platin bulunduğunu anlattı. Psikiyatri ilaçlarının dozunun artırıldığını belirten Kaya, sanıkların cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Mehmet Zeki Gedikli'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Çiğdem Kaya'nın olay sonrasında yaşadığı uzuv ve his kaybının tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına hükmeden heyet, duruşmayı 1 Aralık'a erteledi.

Avukattan İstinat Duvarı Ve Güvenlik Önlemi Açıklaması

Duruşma sonrasında açıklama yapan Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, ailenin Kavak'taki arkadaşlarını ziyaret ettikten sonra dönüşte araçlarını yıkatmak için akaryakıt istasyonuna uğradığını söyledi. Akcan, heyelan sırasında büyük bir kaya kütlesinin düştüğünü ve iki çocukla babalarının hayatını kaybettiğini belirtti.

Ağır Ceza Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi ve kamu kurumlarına karşı İdare Mahkemesi'nde davalar açıldığını aktaran Akcan, bilirkişi raporlarında kurumlar ve akaryakıt istasyonu işletmecisi yönünden asli kusur tespit edildiğini söyledi. Olay yerinde yüzde 80 eğimli alanda gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Akcan; çelik ağ, istinat duvarı ve palyeleme yapılmadığını belirtti.

Çiğdem Kaya ise olayın herkesin kullanımına açık bir yerde meydana geldiğini ifade ederek adalet istedi. Kaya, sağlık sorunlarının sürdüğünü, bacağındaki sakatlığın devam ettiğini ve psikolojik destek aldığını söyledi. Akaryakıt istasyonunun ruhsatı bulunmasına rağmen oto yıkama bölümünün ruhsatsız çalıştırıldığını ileri süren Kaya, sorumluların ceza almasını istedi.

Adem Kaya'nın babası İrfan Kaya da bir oğlunu ve iki torununu kaybettiğini, olayın ardından üzüntü nedeniyle kalp krizi geçirerek anjiyo olduğunu belirtti. İrfan Kaya ile Adem Kaya'nın annesi Nurhayat Kaya, adaletin yerini bulmasını istedi.