Protein, kasların korunmasından dokuların yenilenmesine kadar vücudun pek çok işlevinde görev alıyor. Son yıllarda protein içecekleri, protein barları ve yüksek protein içeren ürünlerin yaygınlaşmasıyla günlük protein tüketimi de sağlık ve spor dünyasının en fazla konuşulan konuları arasına girdi. Orta yaş ve sonrasında kas kaybını azaltmak isteyen kişilerin protein ağırlıklı beslenmeye veya takviyelere yöneldiği görülürken, yaşlanma üzerine çalışan araştırmacılar fazla protein tüketiminin herkeste aynı sonucu vermeyebileceğine işaret ediyor. Araştırmalarda fiziksel aktivitenin protein tüketimiyle beraber değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Düzenli egzersiz yapmadan yüksek miktarda protein tüketmenin kas sağlığı açısından beklenen faydayı sağlamayabileceği, metabolik sağlık açısından da farklı etkilerle bağlantılı olabileceği aktarılıyor. Bilim insanları protein miktarının yanı sıra proteinin hangi besinlerden alındığının, kişinin yaşı, fiziksel aktivitesi ve genel beslenme düzeninin de hesaba katılması gerektiğini söylüyor. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmaların her konuda kesin sonuca ulaşmadığı da hatırlatılıyor.

Egzersiz Yapmadan Fazla Protein Tüketmek Fayda Sağlamayabilir

Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde yaşlanma biyolojisi üzerine çalışan Profesör Dudley Lamming'in araştırmaları, protein tüketimi ile fiziksel aktivite arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Araştırmalarda aynı miktarda kalori almasına rağmen daha yüksek protein tüketen ve fiziksel aktivitesi düşük gruplarda insülin direnci ile vücut yağındaki değişimler incelendi. Elde edilen sonuçlar, fazla proteinin hareketsiz yaşam tarzıyla beraber değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Protein kas yapımında önemli görev üstlense de kasların gelişmesi için egzersiz de gerekiyor. Direnç ve ağırlık çalışmaları sırasında kasların çalıştırılması, alınan proteinin kas dokusunun korunması ve gelişmesinde kullanılmasına katkı sağlıyor.

Yaşlanma üzerine yürütülen bazı hayvan çalışmalarında düşük proteinli beslenmenin yaşam süresiyle ilişkisi de araştırıldı. Bazı fare deneylerinde düşük protein tüketen grupların daha uzun yaşadığı görüldü. Hayvan çalışmalarından elde edilen sonuçların doğrudan insanlar için aynı anlama gelmediği ve insanlarda daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunduğu belirtiliyor.

Protein tüketiminin kilo verme üzerindeki etkisi de araştırılan konular arasında bulunuyor. Yüksek proteinli beslenme uzun süredir kilo kontrolünde kullanılan yöntemlerden biri olsa da protein miktarını artırmanın tek başına kilo kaybını garanti etmediği ifade ediliyor.

Düşük protein verilen farelerle yapılan bazı deneylerde FGF21 adı verilen hormonun üretiminde artış görüldü. Araştırmacılar söz konusu hormonun enerji kullanımı ve metabolizma üzerindeki etkilerini incelemeye devam ediyor.

Protein Miktarı Kadar Kaynağı Da Önem Taşıyor

Araştırmacıların üzerinde durduğu diğer konu tüketilen proteinin kaynağı. Lösin, izolösin ve valin gibi dallı zincirli amino asitlerin, yani BCAA'ların yüksek miktarda tüketilmesi ile metabolik sağlık arasındaki bağlantılar araştırılıyor.

Söz konusu amino asitler kırmızı et, tavuk, peynir altı suyu proteini ve bazı bitkisel kaynaklarda bulunuyor. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan Profesör Frank Hu, yaş ilerledikçe beslenme ihtiyaçlarının değişebileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlar protein tüketimini tamamen azaltmak yerine kişinin ihtiyacına göre dengeli beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Mercimek, nohut, fasulye, kuruyemiş ve tohumlar gibi bitkisel protein kaynaklarının beslenme düzeninde yer alabileceği ifade ediliyor.

Kas sağlığının korunmasında yeterli sıvı tüketiminin de göz ardı edilmemesi gerektiği aktarılıyor. Diyetisyen Jo Travers, orta yaş döneminde kas kaybı nedeniyle protein takviyelerine yönelen kişilerin sıvı tüketimini de hesaba katması gerektiğini belirtiyor.

Mevcut araştırmalar, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca alınan protein miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketimi de kas sağlığı ve genel sağlık açısından önem taşıyor. Kişinin günlük protein ihtiyacı ise yaşına, kilosuna, fiziksel aktivitesine ve sağlık durumuna göre değişebiliyor.