Hepatit C virüsü, uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilen ve zamanla ciddi karaciğer hastalıklarına yol açabilen bir enfeksiyon olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle kontrolsüz ve sterilizasyon kurallarına uyulmayan işlemlerin bulaş riskini artırdığına işaret ediyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Hüsnü Pullukçu, kapı kapı dolaşarak sağlık hizmeti verdiğini iddia eden ancak gerekli hijyen koşullarını sağlamayan kişilerin virüsün yayılmasında rol oynayabildiğini söyledi. Özellikle geçmişte ameliyat olanlar, 55 yaş üstü bireyler ve risk grubunda yer alan kişilerin en az bir kez test yaptırmasının önemli olduğunu vurguladı.

15-20 Yılda Ciddi Karaciğer Hastalıklarına Yol Açabiliyor

Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu, Hepatit C’nin çoğu zaman sessiz ilerlediğini ve karaciğerde kalıcı hasara neden olabildiğini belirtti. 1994 yılı öncesinde kan ürünleri için rutin tarama testlerinin bulunmadığını hatırlatan Pullukçu, bu tarihten önce kan nakli yapılan ya da cerrahi işlem geçiren kişilerin risk grubunda yer aldığını ifade etti.

Hepatit C enfeksiyonunun vakaların yaklaşık yüzde 75’inde kronikleştiğini belirten Pullukçu, karaciğerin uzun süre belirti vermeden işlevini sürdürebildiğini, ancak yıllar içinde siroz ve karaciğer kanseri gibi hastalıklara zemin hazırlayabildiğini dile getirdi. Günümüzde ağızdan alınan ilaçlarla yaklaşık 8 haftalık tedavi sürecinde hastalığın tamamen kontrol altına alınabildiğini ve bu tedavinin Türkiye’de devlet tarafından karşılandığını kaydetti.

Steril Olmayan İşlemler Bulaş Riskini Artırıyor

Hepatit C’nin başlıca bulaş yolu kan teması olarak biliniyor. Steril olmayan iğne kullanımı, kontrolsüz dövme ve piercing uygulamaları, ortak kullanılan manikür ve pedikür aletleri bulaş riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca enjektör paylaşımı ve nadiren doğum sırasında anneden bebeğe geçiş de görülebiliyor. Günlük sosyal temasla bulaşmadığı belirtiliyor.

Prof. Dr. Pullukçu, sağlık alanında resmi belgesi olmayan kişilere herhangi bir işlem yaptırılmaması gerektiğini vurguladı. Manikür ve pedikür işlemlerinde kişisel set kullanımının koruyucu olabileceğini belirten Pullukçu, risk grubunda bulunan kişilerin hayatlarında en az bir kez Hepatit C testi yaptırmasının önemine dikkat çekti.

Hepatit C’ye karşı geliştirilmiş bir aşı bulunmuyor. Virüsün genetik yapısındaki değişkenlik nedeniyle koruyucu aşı çalışmaları henüz sonuç vermedi. Uzmanlar, erken teşhis ve uygun tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabildiğini belirtiyor.