Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığında ilçe yetkilileriyle bir araya geldi. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kacır, Türkiye’nin AK Parti iktidarları döneminde önemli bir üretim gücüne dönüştüğünü ifade etti.
Türkiye’nin beyaz eşya, ticari araç, otobüs, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa’da birinci sırada bulunduğunu belirten Kacır, savunma sanayisi alanındaki gelişmelere de dikkat çekti. Kacır, “Türkiye askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numara. Bu seviyelere kolay gelmedik, muazzam bir altyapıyı inşa ettik.” dedi.
Ar-Ge Çalışmalarında Büyük Artış
Bu başarının üretim kapasitesinin yanı sıra araştırma, geliştirme ve inovasyona ayrılan kaynaklarla mümkün olduğunu söyleyen Kacır, Türkiye’nin insan kaynağının da güçlendirildiğini kaydetti. Bakan Kacır, AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’de Ar-Ge yapan kişi sayısının 29 bin olduğunu, bugün ise 311 bin kişilik bir Ar-Ge ordusuna ulaşıldığını belirtti.
Kacır, teknoparkların sayısındaki artışı da paylaştı. İktidarın ilk döneminde Türkiye’de 2 teknopark bulunduğunu ve bu merkezlerde 56 firmanın Ar-Ge çalışması yürüttüğünü anlatan Kacır, bugün 115 teknoparkta 13 bin teknoloji firmasının araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Patent başvurularında da önemli bir yükseliş yaşandığını belirten Kacır, geçmişte yılda 414 patent başvurusu yapılırken bugün bir yılda 11 binden fazla başvuru gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu kazanımların, Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde AK Parti iktidarları döneminde oluşturulan altyapıyla elde edildiğini dile getiren Kacır, en büyük sonuçların savunma sanayisi ve havacılıkta alındığını söyledi.
Vecihi Hürkuş Ve Devrim Vurgusu
Konuşmasında Türk havacılık tarihinin önemli isimlerinden Vecihi Hürkuş’u da anan Kacır, Hürkuş’un İstiklal Savaşı kahramanı olduğunu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 kez takdirnameyle taltif edildiğini belirtti. Kacır, Hürkuş’un yıllar boyunca yeterince tanınmadığını ifade etti.
Devrim otomobilinin hikayesine de değinen Kacır, Türk mühendislerinin kısa sürede Eskişehir’de yerli ve milli bir otomobil geliştirdiğini hatırlattı. Otomobilin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda akaryakıt konulmadığı için yolda kaldığını belirten Kacır, ertesi gün “Devrim yolda kaldı” başlıklarıyla aracın yaşam şansının ortadan kaldırıldığını söyledi.
Kacır, 2000’li yıllarda güçlü bir iradenin Türkiye’nin başına geldiğini ve yarım bırakılan hikayelerin tamamlandığını savundu. Devrim otomobilinin Togg’la yeniden sahneye çıktığını belirten Kacır, Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma projeleriyle Türk milletinin imzasını gökyüzüne attığını ifade etti.
Deprem Bölgesindeki Yeniden İnşa
Türkiye’nin büyük bir deprem felaketi yaşadığını hatırlatan Kacır, devletin ve milletin gücüyle kapsamlı bir toparlanma sürecinin yürütüldüğünü söyledi. Çok kısa zamanda 500 bine yakın konutun yanı sıra okul, hastane, altyapı, yol ve sanayi tesislerinin yeniden inşa edildiğini belirten Kacır, İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmalarının da sürdüğünü aktardı.
Kacır, ilçe başkanlığındaki programın ardından esnaf ziyaretinde bulundu. Daha sonra Aziz Sancar Farika Kitaplı Kahve’de düzenlenen Gençlerle Söyleşi programına katıldı.
Gençlere Sınav Ve Dijital Dünya Mesajı
Lise ve üniversite sınavlarının hayatın önemli eşikleri olduğunu söyleyen Kacır, ancak bu sınavların hayatın tamamı olmadığını vurguladı. Gençlik yıllarının insan hayatının en güzel dönemlerinden biri olduğunu belirten Kacır, ders çalışmanın yanı sıra dostlarla ve sevdiklerle geçirilen zamanın da değer taşıdığını ifade etti.
Sosyal medya ve haberleşme uygulamalarının yaygınlaşmasına değinen Kacır, insanların her gün yaklaşık 6 saatini ekran başında geçirdiğini söyledi. Dijital dünyanın, gerçek dünyanın yanında ciddi miktarda illüzyondan oluştuğunu belirten Kacır, gerçek olanın insanların birlikteliği ve beraberliği olduğunu kaydetti.
Uzay çalışmalarının stratejik önemine de işaret eden Kacır, yapay zekanın veri merkezlerine, veri merkezlerinin ise enerjiye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Güneş enerjisinden yararlanan uydularla veri merkezlerinin kurulabileceğini ifade eden Kacır, bu tür çalışmaların sonuçlarının 10, 20, 50 ve 100 yıl sonra Türk milleti tarafından tam anlamıyla görülebileceğini söyledi.
