Samsun’da Fabrikadaki Elektrik Faciasında Üç Yönetici İçin Hapis Talebi

Samsun Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Yeşilyurt Demir Çelik fabrikasında üç işçinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianamede üç şüpheli hakkında 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Samsun’da Fabrikadaki Elektrik Faciasında Üç Yönetici İçin Hapis Talebi

Samsun Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş.’ye ait çelikhane tesisinde üç işçinin yaşamını yitirdiği iş kazasına ilişkin soruşturma tamamlandı. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu.

İddianamede Tesis Müdürü Hüseyin Kiremitci, İşveren Vekili Serdar Çağdaş ve Vardiya Amiri Mustafa Güdül hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Üç İşçi Atık Su Kuyusunda Elektrik Akımına Kapıldı

Olay, 3 Haziran 2026 tarihinde Yeşilyurt Demir Çelik fabrikasının çelikhane tesisinde meydana geldi. Pota ocağı kanalındaki tıkalı giderleri açmak için çalışma yapan pota ocağı formeni Naci Gezer (46) ile pota ocağı işçisi Yunus Çekiç (47), atık su kuyusunda elektrik akımına kapıldı.

Arkadaşlarının kuyuda hareketsiz olduğunu gören makine bakım formeni Mustafa İnanç (50), yardım etmek amacıyla olay yerine girdi. İnanç da elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Böylece aynı olayda Naci Gezer, Yunus Çekiç ve Mustafa İnanç yaşamını yitirdi.

Pompa Gövdesinde Kaçak Elektrik Tespit Edildi

Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, üç işçinin vücutlarından geçen elektrik akımı nedeniyle öldüğü belirtildi. Olayın ardından yapılan incelemelerde, atık su kuyusunda kullanılan seyyar dalgıç pompanın gövdesinde 127,6 volt kaçak elektrik bulunduğu tespit edildi.

Risklerin Aylar Önce Bildirildiği Belirtildi

Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, tesiste bulunan tıkalı kanalların ve hayati tehlike oluşturan risklerin kazadan aylar önce tespit edildiği kaydedildi. Noter onaylı İş Sağlığı ve Güvenliği Tespit ve Öneri Defteri ile kurul toplantı tutanaklarında, 28 Kasım 2025 ve 27 Nisan 2026 tarihlerinde su giderlerinin tıkalı olduğuna dikkat çekildiği belirtildi.

Belgelerde ayrıca patlama ve elektrik riski bulunduğunun, bu nedenle ocağın çalışmasının durdurulması gerektiğinin ifade edildiği aktarıldı. Söz konusu uyarıların, defterde imzası bulunan işveren vekili Serdar Çağdaş’a bildirildiği belirtildi.

İddianamede, uyarılara rağmen tıkanıklığın giderilmesi için kalıcı bir çözüm üretilmediği ve tehlikeli yöntemlerle açma işleminde ısrar edildiği ifade edildi. Kapalı alanda çalışma izni ve gaz ölçümü gibi zorunlu güvenlik prosedürlerinin de uygulanmadığı kaydedildi.

Üç Yönetici Asli Kusurlu Bulundu

Bilirkişi heyeti ve savcılık değerlendirmesinde, Tesis Müdürü Hüseyin Kiremitci, İşveren Vekili Serdar Çağdaş ve Vardiya Amiri Mustafa Güdül’ün gerekli iş güvenliği önlemlerini almadıkları belirtildi. Üç yöneticinin denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle olayda asli kusurlu oldukları değerlendirildi.

İddianamede, şüphelilerin risklerin farkında olmalarına rağmen gerekli tedbirleri almadıkları vurgulandı. Şüphelilerin, Türk Ceza Kanunu’nun 85/2 ve 22/3. maddeleri kapsamında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca TCK’nın 53/6. maddesi gereğince meslekten hak yoksunluğu uygulanması ve adli kontrol altında geçirilen sürelerin cezadan mahsup edilmesi talep edildi.

Üç Şüpheliye Ev Hapsi Uygulanmıştı

Olayın ardından gözaltına alınan üç şüphelinin, sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla ev hapsine alınmalarına karar verildiği öğrenildi.

Hayatını kaybeden Mustafa İnanç’ın ailesinin avukatı Kartal Akcan, kazanın meydana geldiği pota ocağı döküm kanalındaki su giderlerinin iş güvenliği uzmanı tarafından tespit edildiğini ve gerekli uyarıların yapıldığını ileri sürdü.

Akcan, “Bir işyerinde/fabrikada aynı vardiyada peş peşe üç işçinin iş kazası neticesinde vefat etmesi ne hukuken ne de vicdanen kabul edilebilecek bir durum değildir. Kaldı ki fabrikanın iş güvenliği uzmanı tarafından kazanın meydana geldiği pota ocağı döküm kanalındaki su giderlerinin tıkalı olduğunun ve tıkalı kanalların bir an önce açılması için mevzuat gereği uyarıların yapılmış olmasına ve bu konuda işin tehlike boyutu ve riski konusunda iş yeri yönetiminin ve sanıkların uyarılmalarına rağmen hiçbir güvenlik ve tedbir alınmadan işe devam edilerek bu olayın meydana gelmesinde sanıkların bilinçli taksir düzeyinde kusurlu oldukları tartışmasızdır. İddianamede de bu husus Cumhuriyet savcısı tarafından açık ve net bir şekilde belirtilmiştir” dedi.

Mustafa İnanç’ın kazanın meydana geldiği birimde görevli olmadığını belirten Akcan, müvekkilinin kuyuda mahsur kalan Naci Gezer ve Yunus Çekiç’i kurtarmak için olay yerine gittiğini ve burada hayatını kaybettiğini söyledi. Akcan, olayın İnanç’ın eşini dul, iki çocuğunu ise yetim bıraktığını ifade etti.

Akcan ayrıca, iş kazası nedeniyle işveren fabrika aleyhine Samsun İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.